Reklamı Geç
YAZARLAR
RAMAZAN ARTIK ZENGİN AYI MI OLDU?
Tahir ORHAN
20 Nisan 2021 - Salı 13:00

Günlerdir ne yazayım diye düşünürken bugün çıktığım alışverişte aradığım konuyu buldum. Hiç farkında olmadık ya da hepimiz aslında farkındayız; çok korkunç bir pahalılık var. Geçen yıla, geçen aya göre bile değil, daha geçen haftaya göre bile fiyatlar bir buçuk katına çıkmış durumda. Buna sebep olan Ramazan ayıdır. Nasıl olsa insanlar oruç tutuyor, vur abalıya…


Her yıl Ramazan öncesi bu hep oluyor. İnsanlarımızın daha doğrusu esnafımızın, toptancımızın büyük bir açlığı var ve bunu Ramazan’da gideriyorlar adeta. Hâlbuki Ramazan, bereket ayıdır, bu ayda iyilik yapılır, kötülük değil. Hele ki insanların zaaflarından yararlanarak sahte kazanç elde edilmeye çalışılmaz. Sahte kazanç diyorum zira bu yapılan fırsatçılıktır ve bu yüzden geçici bir kazanç gibi görünse de uzun vadede büyük kayıptır. Ama anlayana tabii…


Bir de farklı yerlerde çok farklı fiyat uygulaması var. Bir örnekle açalım efendim. Trabzon’da balık halinde 50 lira olan ithal somonun fiyatı, 6 kilometre ötede Beşirli’de tam 75 lira, Levrek bir yerde 50, bir başka yerde 60 lira. Tamam serbest piyasa ekonomisi uygulanıyor ama insanları bu kadar çok kazıklamanın ne âlemi var? Balık ve tavuk fiyatları etle yarışıyor. Oysa beyaz et ve balık her zaman kırmızı ete alternatif olurdu. Şimdi öyle değil. Dostlar bilmem farkında mısınız? Balık lüks oldu artık. Hani balık fakirin sofrasını süsleyecekti. Daha birkaç yıl önce, belki en çok on yıl önce hamsinin kilosu bir liraydı, sadece bir lira. Hatta Karabük’te bir balıkçı, kilo kilo tartmaktan bıkmıştı da bir kova balığı 5 liraya satıyordu. Bu yıl hamsiyi neredeyse hiç görmedik. Çok küçük olduğu için, geçici bir süre, avı yasaklanmıştı. Umarız bu uygulama gelecek yıla yansır da insanlar daha iri hamsileri daha ucuza yer.


Özel hastaneler soyguna mı başladı?


Bir süre öncesine kadar özel hastanelere bir sınırlama getirilmişti. Ancak son zamanlardaki icraatlarına bakıldığında, özel hastaneler soyguna başlamış görünüyor. Çünkü muayeneden, tahlile, MR’dan Tomografiye pek çok hizmet, öyle küçük paralarla yapılmıyor artık. Hele bir asgari ücretlinin özel hastaneye gitmesi hayal... Kamu hastanelerinde bu hizmetleri neredeyse tamamen bedavaya yaptırabilirken özel hastanelere tanınan bu ayrıcalık niye diye sormadan edemiyor insan. Buna bir de kamu hastanelerindeki yığılmaları da eklerseniz insanlar özellere mahkûm hale geliyor.


Bu iki soruna çözüm önerilerimizi de yazıp bugünkü yazımızı tamamlayalım.


Birincisine çözüm, sıkı bir denetimden geçmektedir. Geçmiş zamanlarda örneği de vardır. Merhum Belediye Başkanımız Memiş Ali Usta, Ramazan ayı geldiğinde sabahın erken saatlerinde Derepazarı’na gider, oradan şehre girmekte olan sebze ve meyve kamyonlarını durdurup, irsaliye faturalarını kontrol ederdi. Malın alış fiyatının üzerine makul bir kâr koyduktan sonra onlara bu malı en çok şu fiyattan satabilirsiniz derdi. Bu benzeri uygulamalar yapılarak bu aç gözlülere fırsat verilmemelidir.


Özel hastanelere gelince; onların soygunu daha büyük... Dolayısıyla geçmiş dönemdeki üst sınırlar yeniden getirilmeli. Görülen hizmetler için onlara devletin ödediği bir meblağ zaten olduğuna göre, hastadan çok az bir katkı payı almalarına izin verilip aşırı fiyat uygulamalarına asla izin verilmemeli, gereğinde çok ağır para cezalarıyla caydırılmaları sağlanmalıdır.


En başta dediğimiz gibi Ramazan’ın zengin ayı olmaktan çıkarıp aksine fakir ve muhtaçların korunup gözetildiği, dayanışmanın en üst seviyeye çıkarıldığı bir ay olmasına çalışılmalıdır. Aç gözlülere, gözü dönmüş merhametsizlere rağmen.


Muhabbetle efendim!

Adınız
Yorumunuz
Saliha ardal - 21 Nisan 2021  
Hastanelerde Bim mağazaları gibi ilkönce ucuz hizmet yapıp insanların ayağını alistirdilar-şimdi de gidince ne çıkarsa karslarina ödüyorlar koyun gibi olduk artik


Diğer Yazıları

BOĞAZİÇİ DİRENİYOR!
SİYASETİN DİLİ VE HADDEDEN SÜZÜLMÜŞ NEZAKET!
ŞİMDİ DE KADİR GECESİ İYİ Mİ?
HAFIZÂ-İ BEŞER NİSYÂN İLE MALÛLDÜR
ZENGİNLİKTE YARIŞMAK MI HAYIRDA YARIŞMAK MI?
BİZİM İNSANIMIZIN CEHENNEMİ
ON GÜNLÜK YASAK YETERLİ Mİ?
CAVİT ÇAĞLAR BU HATAYA DÜŞMEMELİYDİ
NE ÇOK BİLENİMİZ VAR
ARINÇ KENDİ İRADESİYLE KONUŞMUŞ OLAMAZ MI?
ŞUŞA… KARABAĞ’IN KALBİ ŞUŞA AZAD OLUPDUR
KIBRIS VE ON YILLARA DAYANAN KIBRIS DAVAMIZ
BİR OKURUMUZ, İÇİMİZDEKİ ERMENİLERE DİKKAT ÇEKMEMİZİ İSTİYOR
KARABAĞ’A KADAR…
O ÖVGÜYÜ ÇOK HAK EDİYOR
HER YERE ATATÜRK İSMİ VERİLİNCE…
40’INCI YILINDA 12 EYLÜL DARBESİ
BEL ALTI YAZILARI
TERS ÇABA KURALI
SUBLİMİNAL MESAJ VE BİLİNÇALTIMIZ
BİR MÜZMİN MUHALİFİ YAZMAK DÜŞTÜ HİSSEMİZE
ÇOCUKLAR BELKİ BU İŞİ BAŞARABİLİR
İŞİ EHLİNE VERMEK BU KADAR MI ZOR
AYASOFYA-LOZAN-ATATÜRK
ŞOV İŞİNDE AMMA DA PARA VARMIŞ!
MEĞER NE ZENGİNMİŞİZ
EŞEĞİN AKLINA KAPRPUZ KABUĞU DÜŞÜRMEK
BEN BENDEN ÖNCEKİ PADİŞAHLARA BENZEMEM
BUNU HAYVANLAR YAPMIYOR
GAZETECİLİĞİN RUHUNA EL-FATİHA
SAHTE AŞKLAR VE SAHTE ÇAYLAR
GAZETECİLİK NASIL YAPILIR?
MÜSLÜMANLIK BU MUDUR?
60’INCI YILINDA 27 MAYIS İHTİLÂLİ
BAYRAM GÜZELLEMESİ
ÖMER DÖNGELOĞLU VE SEVGİ DİLİ
ÖĞRENİLMİŞ ÇARESİZLİK
LGBT - DİYANET İŞLERİ – ANKARA BAROSU
UEFA SAYI SAYMAYI BİLMİYOR GALİBA
EVDE KAL TÜRKİYE, OKU TÜRKİYE, YAZ TÜRKİYE…
CORONA GÜNLERİNDE TERÖR KALLEŞLİĞİ
YASAK BÜYÜK COŞKUYLA KARŞILANDI
BU DA GEÇECEK MUTLAKA