Reklamı Geç
YAZARLAR
ÇAYIN GELECEĞİ VE ÇAYKUR
Adnan ONAY
02 Haziran 2020 - Salı 11:21

Çay konusu , Doğu Karadeniz’de her kampanyayla, yaşanan sorunlarla birlikte alevlenir, sonrasında yeni bir kampanya dönemine kadar unutulur.


Bu dönemde tartışmanın boyutu sürekli bölge ile sınırlı tutulur. Oysa, her ürünün iki gerçeği var; Birisi ülke gerçeklerine, ülke ekonomisine uygun gerçekler, diğeri ise Bölge şartlarına uygun gerçekler. Hepsinin üzerinde ise hem ürünü, hem ülkeyi dikkate alan stratejik gerçekler var. 

Günümüzde “stratejik ürün” kavramı git gide özelliğini kaybediyor. Artık her şey pazar ekonomisinin şartlarına teslim edilmiş durumda. Bu şartlarda ürünlerin koruyuculukla ayakta kalması zor. Hatta bu yönde sarfedilen çabalar o bölgeden olmayan ülke insanının tepkisine yol açıyor.


Çay, ülkemizde en çok tüketilen bir içecek. Sadece bir keyf içeceği değil, aynı zamanda kahvaltılarımızın olmazsa olmazı. Kahvaltılarımızın can damarı.

O nedenle, kalite ve fiyat tüketici için son derece önemli.


Bu gerçekleri dikkate almadan yapılan her tür açıklama havanda su dövmekten öteye geçmeyen, fındık kabuğu doldurmayan, siyasetin aracı olarak kullanılan bir argüman olmanın ötesine geçemez.


Çay konusunda ülke gerçeklerini dikkate almayan yorumların artması, çayın bir siyaset malzemesi olarak kullanılmasının sonuçlarını yaşayarak görüyoruz. Ortada olumlu olan bir şey var mı?


Onca yoğun tartışmaya rağmen çayın durumu, üreticinin durumu iyileştirilememiş, aksine daha kötü tablolar yaşanmıştır, yaşanmaktadır.


Çayda gelir düşmüş, kalite bozulmuş ve gelecekten endişe edilir hale gelinilmiştir. 
Son dönemlerde yapılmış olan en hayırlı iş rahmetli Tuncer Ergüven’in budama projesi olmuştur.

Desteklenmesi gereken bir bürokrat olmadığı için düşündüğü bazı yeniliklerin önünü açılamamış, girdiği ticari hayat güzel çalışmalarına gölgeler düşürdüğü için, sonrasında düşündüklerini hayata geçirmeye kimse cesaret edememiştir.


Şimdi geriye dönüp bakıyorum; 


Ergüven’in sektörde düşündüğü ana çözüm yollarından biri de özel sektörün yaş çay alımını Çaykur üzerinden sağlaması ve bir diğeri de fabrika yapısı Çaykur üretim tekniğine uygun olan zora girmiş büyük işletmelerin kiralanması ve satın alınmasıydı. Bu projelerin ne derece yararlı olabileceğini bugünden bakarak kestirmek zor. Ancak şu kadarını söylemeli ki, bugün farklı bölgelerde yer alan ve o gün bu görüşmelere sahne olan Karçay ve Akfa çay fabrikaları Çaykur tarafından satın alınsaydı, günümüzde yaşanan kontenjan, kapasite sorunların birçoğu yaşanmaz, Çaykur’un öz varlıkları bir o kadar daha da artmış olurdu. Kiralama modeli dahi bir çözüm yoluydu. O gün yapılan kiralama görüşmelerinde ana konu, öncelikli olarak bu işletmelerin mevcut borçlarının ödenmesiydi. Böylece bölge ayrıca bu sorundan da kurtulmuş olacaktı..


Geçmişi geri döndürme şansımız yok ama şartlara uygun çözüm üretme imkanımız var. Tek gerekli olan sağlıklı çözümler üretecek, doğru projeksiyon yapacak yöneticilerin varlığıdır.


Çayın geleceğinde birikimi, kurumsal niteliği, geleneksel tecrübe ve bilgisiyle tek söz hakkı olması gereken kuruluş Çaykur’dur.

Birileri ondan bu rolü çalmaya çalışmış ve Çaykur yöneticilerinin aymazlığı yüzünden de epeyce yol almış bulunmaktadır.


Yapılması gereken Çaykur’un yeniden bu misyona sahip çıkmasıdır.

Adınız
Yorumunuz
ALİ - 02 Haziran 2020  
Yazdığınız her şeye katılıyorum.

İsa çakoğlu - 02 Haziran 2020  
Devlet bir şey üretmmemeli diyenler siyasi nedenle çayı özelleştirme di.devlet çay üretebilir ama temel ürünleri üretemez bu kafa ülkeyi bu hale getirdi.herşey gitti çaykur da satilsin

HASAN YAZICI - 03 Haziran 2020  
ANLADIĞIM ŞEY ŞUDUR; DEVLETİN ÇAY KONUSUNU CİDDİ VE ÇÖZMEK NİYETİYLE ELE ALMASINDAN GEÇİYOR. ŞİMDİ YAPILMAYACAK DA NE ZAMAN YAPILACAK. BU DA; CUMHURBAŞKANININ BİR TALİMATINA BAKIYOR...

güneş - 07 Haziran 2020  
Çay;TütünTuz ve Kibrit... Üçüde tekel ürünü idi. Tütün malbora sigarası oldu. Toplanan dolarlar nereye gidiyor? ÖZAL döneminde gerçekler görülemedi...TBMM de kürsüdenyap;işlet;devret modeli ile uydurmusun bir hayaler gidiyorsun diyenler oldu. Dinleyen olmadı...Bugünlere nasıl gelindi? Her kurumda BAYRAKTAR gibi çalışan 3;5 kişi olsa idi...İşi bilenlerle müşterek çalışmayı öğrensek idik;anadolu gençliğinin önü açılacaktı... Çaya gelince- pazarlamada daha çok gayret etmeliyiz...


Diğer Yazıları

FETÖCU CEVHERİ GÜVEN’İN ÇAYKUR YALANLARI!
BİR KARA TABLO; 6-7 EYLÜL OLAYLARI
CHP'NN ÇAY KANUNU
AFGANİSTAN'IN YAKIN TARİHİ VE TALİBAN-1
Türkiye’nin en çok yağış alan ili olan Rize ...
AKSİ HALDE KAMU KURULUŞLARI ARPALIK OLARAK KULLANILIYOR
RİZE’DEKİ ERZURUMLULAR
PEKER KONUSU
ÇAY KANUNU
1960 darbesi, başında Albay Türkeş’in bulunduğu , onun yönettiği bir NATO darbesiydi.
İSRAİL’E HAK VERENLER!
RİZE'NİN ÇEHRESİNİ DEĞİŞTİRECEK BİR PROJE
BU KEZ SÖZÜM ÜRETİCİYE
AZERBAYCAN’DAN İTHAL ÇAY KONUSU
İKİ AYRI TARİH, İKİ AYRI AÇIKLAMA!
RİZE'DE CUMHURBAŞKANINDAN BEKLENEN MÜJDE
KATAR YATIRIMLARI
RİZE'DE BU YALNIŞLARA DUR DİYECEK BİRİLERİ VAR SANIYORDUM
ÖLÜM MÜ, AŞI MI HANGİSİNİ TERCİH EDERSİNİZ?
TÜRKİYE-İRAN GERGİNLİĞİ
BATUM-TRABZON DEMİRYOLU HATTI GÜNDEME ALINMALI
ÖLMEYİ VE ÖLDÜRMEYİ KUTSAMAK
FAİZ VE PİYASALAR. ALLAH ÜLKEMİZİN YARDIMCISI OLSUN
FUTBOL KULÜPLERİ
TRABZON'DA HÜZÜN RİZE'DE SEVİNÇ VAR
ÇAYKUR KOTA VE KONTENJAN
ARTAN EMLAK FİYATLARI VE KRİZ
R.T.E.Ü ARAŞTIRMA HASTANESİ
ADANA ÇAY İŞİNDE MAHİR İL
R.T.ERDOĞAN ÜNİVERSİTESİ ONKOLOJİ HASTANESİ DOKTOR BEKLİYOR
ÇAYIN SORUNLARI BİTSİN İSTENİYORSA
KOTA ARTIRMAKLA ÇAYIN SORUNU ORTADAN KALKMAZ
RİZE ŞEHİR HASTANESİ ARSİN YATIRIM ADASINDA YAPILMALIDIR
RİZE'DE SORUN DENİZ DOLGUSU DEĞİL, SORUN DOLGUNUN KULLANIMI, ŞEHİR PLANLAMASI
TÜRKİYE KORONAVİRÜSTEN YÜZ AKIYLA ÇIKACAK
Yaş çay hasat mevsimi geldi, ancak
CORONAVİRÜS VE KOMPLO TEORİLERİ
HASAN KARAL NEDEN PARTİ DEĞİŞTİ, ÜZERİ NEDEN ÇİZİLMİŞTİ
YERLİ OTOMOBİL KONUSU
RİZE’DE ŞEHİR HASTANESİ GEREKSİZ Mİ
İYİDERE LİMAN VE LOJİSTİĞİN KADERİ DEMİRYOLU GÜZERGÂHINA BAĞLI
Yoksa gidişat, dönüşü olmayan yol.. İSRAİL TOHUMLARI
Rize’de bu iç ekişmeler giderek derinleşiyor
Belediyelerde yapılan işten çıkarmalar toplumsal ayrışmayı giderek büyütüyor.
CUMHUR-BAŞKANLIK SİSTEMİ VE KABİNE REVİZE EDİLMELİ
İmamoğlu bir restorasyon projesinin ürünüdür.
Türk futbolunu yabancı oyunculara mahkûm ettiler.
Öcalan’ın MİT elemanı olduğu ...
Kadir Mısıroğlu, bir Osmanlı hayranıydı.
Ak Parti Rize’de kazanırken kaybetti.