Reklamı Geç
YAZARLAR
BU BİR HAK GASPIDIR!
Murat KÖSEOĞLU
20 Eylül 2020 - Pazar 09:47

2020-2021 Eğitim-Öğretim yılı 21.09.2020 Pazartesi günü bütün yurtta örgün, yaygın, yüzyüze, uzaktan olmak üzere her alanda başlıyor. Öncelikle bu eğitim-Öğretim yılının ülkemize, öğretmenlerimize ve öğrencilerimize hayırlı olmasını, bu süreçte emek veren herkese de başarılar diliyorum.

 

Fakat bu sürece bakanlık olarak ne kadar hazırız? Öğretmenlerimizin kafası yoğun bir program öncesi ne kadar rahat?

 

Yapılan açıklamalardan da anlaşılacağı üzere amaç, bütün yükü ve sorumluluğu öğretmenlerin üzerine yıktıktan sonra öğretmenlerin özlük haklarında da bazı kısıtlamalara gidilmekti.

 

Milli Eğitim Bakanı sayın Ziya Selçuk'un, öğretmen maaşları bütçeye en büyük yüktür, açıklaması ve Ebs' nin de, bu yıl ek ders verilmeyebilir, açıklamasından sonra işin rengi belli olmuştu.

 

16 Martta okulların tatil edilmesinden bir hafta sonra pandemi dolayısıyla uzaktan eğitim süreci başlamıştı.

Öğretmenler gerek Whatsap gruplarından ödev vererek, gerek birebir telefonla arayarak, gerekse Zoom ve Eba üzerinden canlı ders yaparak  bu süreci en az hasarla atlatabilmek için adeta seferber olmuşlardı.

 

Bu sürecin yüzyüze, normal eğitim-öğretim faaliyetlerinden çok daha yorucu olduğunu söylersek hiç de abartmış olmayız. Ayrıca şunu da rahatlıkla söyleyebiliriz ki, bu sürecin bütün külfeti, sıkıntıları öğretmenlerin omuzlarına yüklenmişti.

 

Fakat her ne hikmetse, bütün bu yapılanlar görmezden gelinmiş, bizzat eğitimin içinde yer alan müdür, amir, memur ne varsa hepsi  birden, öğretmenin yatarak para aldığını söyleyebilecek kadar acımasız ve insafsızca eleştirilerde bulunmuşlardı.

 

Öğretmenlerin aldığı ek ders ücretleri sürekli gündemde tutularak bir itibarsızlaştırma kampanyası yapılmıştı. Bu nahoş söylemlerle birlikte dönem de sona ermişti.

 

2020-2021 Eğitim-Öğretim yılında da  uzaktan eğitimin devam edeceği kesinleşince (1. Sınıflar ve Anasınıfları hariç) gerek derslerin ne şekilde işleneceği, gerekse ek ders konusundaki durum belirsizliğini korumaya devam etti.

 

Telafi eğitimi süresince öğretmenler bir şekilde derslerini yaptı ve Telafi Eğitimi sürecini tamamlamış oldular.

 

Ancak 21.09.2020 Pazartesi günü okullar açılıyor, uzaktan eğitim süreci başlıyor.

Bakanlık bu konuda henüz bir genelge yayınlamadı. Her kesimden farklı bir ses çıkıyor.

Ek derslerin ne şekilde ödeneceği konusu netleşmedi.

Günde altı saat Eba ve Zoom üzerinden canlı ders yapılacağını söyleyen de var, telafi eğitimi süresince uygulanan programın devam edeceğini söyleyen de...

 

Bir kere Zoom veya Eba üzerinden günde altı saat canlı ders yapmak pek mümkün görünmüyor. Bu Şekilde bir uygulama yapılırsa kısa sürede formaliteye dönüşebilir.

 

Bir evde anne ve babanın öğretmen olduğunu varsayarsak, bunların çocuklarıyla beraber bu işi verimli yürütmeleri mümkün değil. Kaldı ki, Zoom üzerinden özellikle ilkokullarda öğrencileri altı saat boyunca ekran karşısında tutmak pek mümkün görünmüyor.

 

Bu durumda, en doğru ve en verimli yöntem, günde iki veya üç saat canlı ders, Whatsap üzerinden ödevler, katılamayan öğrencilerle görüşme, yine Whatsapp üzerinden  ödevlerin takibi şeklinde olmalıdır.

 

Bir canlı dersin getirdiği yorgunluk ve külfet, yüzyüze eğitimin en az iki katı kadardır.

Bu arada bir yönerge olmadan, Zoom ve Eba üzerinden inisiyatif alınarak yapılan canlı derslerin bakanlık nezdinde ne kadar kabul göreceği de meçhul.

 

Öğretmenlerin beklentisi, bu süreçteki belirsizliğin bir an önce giderilmesi, bakanlığın öğretmenlerine güvenmesi, öğretmenlerle ek ders gibi konularda pazarlığa girilmeden haklarının verilmesidir. Bu şekilde moral-motivasyon yükselirken verim de artacaktır.

 

Bu arda Türk Eğitim-Sen' in rehber öğretmenlerin ek dersleriyle ilgili kazanımı çok önemlidir. Aynı direnç ve iradenin tüm öğretmenlerin ek dersleriyle ilgili konuda da gösterilmesi bütün öğretmenlerin beklentisidir.

 

Neticede enflasyon karşısında her geçen gün eriyen öğretmen maaşlarına ek dersler bir nebze de olsa katkı sağlıyor.

 

Bunun için, bu konuda söz söyleyenlerin kraldan fazla kralcı olmasına gerek yoktur.

"Derse mi giriyorlar da ek ders alacaklar?" gibi söylemler moral ve güven kaybına sebep olmaktadır.

 

Bu konuda karar verenlere, hesapsız konuşanlara, biz de, " Şu ana kadar kaç kere canlı derse girdiniz? Ders öncesi hazırlıklara ve ders sırasında yaşanan sorunlara ne derece hakimsiniz?" diye soruyoruz.

 

Sonuç olarak, öğretmene saygı, öğretmene güven, bekliyoruz. Öğretmenlerin özlük haklarına dokunulmadan ek derslerinin ödenmesini istiyoruz.

 

Murat Köseoğlu

Türk Eğitim-Sen Rize Şube Başkanı

 

Adınız
Yorumunuz
Fatih inan - 20 Eylül 2020  
Teşekkürler başkanım; emeğinize sağlık

Okan ZEYTİN - 20 Eylül 2020  
Başkanım teşekkürler. Yine bizlerin sesi oldunuz.

Mapavrili - 20 Eylül 2020  
Sendikalardan beklediğimiz çıkış bir tek Türk Eğitim Sen den geldi.

Özkan avcı - 20 Eylül 2020  
Herkurduğunuz cümle bizlerin dertlerine ışık tutuyor. Elinize sağlık

Öğretmen - 20 Eylül 2020  
Başkanım söylediklerinizin her bireri ayrı ayrı çok değerli ve üzerinde kafa yorulması gerekiyor.Biz bunu okullarda anlatamıyoruz.Çünkü hiç kimse eğitimci aklıyla düşünmüyor.Sadece sorunluluktan kurtarmanın derdinde.

Celal Kal - 20 Eylül 2020  
Teşekkürler Başkanım.Cok güzel bir yazı .Ağzınıza kaleminize sağlık.

Fatih UZUN - 20 Eylül 2020  
Değerli Kamusen İl Başkanı Murat KöSEOĞLU; yazdıklarınıza katılmamak mümkün değil. Düne kadar en üst perdeden ve kendi bakanı tarafından haketmedigi ithamlarla muhatap olan öğretmenler pandemi döneminin rahatlığı ile toplumun birçok kesimi tarafından yerden yere vurulmakta. Bu durum sahip çoğunluk olduğumuzun bir sonucudur. Sahipsizliğimizin en önemli unsurunun da öğretmenlerin kendileri olduğunu da bilerek tabi. Aslında yazılacak söylenecek çok husus var. Ancak benden şimdilik bu kadar. Tüm kamu çalışanları ve şahsım adına çalışmalarınızdan dolayı teşekkürler. Kalın sağlıcakla

Erhan sağlam - 20 Eylül 2020  
Teşekkürler sayın başkanım

Kürşat öztürk - 20 Eylül 2020  
Teşekkürler başkanım.

gülcan - 22 Eylül 2020  
Öğretmenler emeklerinin karşılığını alıyor. İlmin karşılığı almıyor. İlmin değeri para ile ölçülmez. Bütün meslek grupları çalışıyorda; çalışmayanlar öğretmenler mi ? Çalışmayanlar; faizle geçinenlerdir. Kur farkı ile geçinenlerdir. Öğretmenler ömürlerini ilimle yoğurmuş insanlardır. Hangi meslek grubunda atama yapılırken; atama puanı 74 ve 74;162 olan aday iki öğretmen arasında yani binde bir puan farkı ile nice öğretmenler 9-10 yıldır sıra bekliyor. Hangi meslek grubunda bin bir puan farkı ile atama vardır. Akşam olur kafası boş yatar; sabah olur kafası boş kalkan nice meslek grupları yok mudur?

47-161 puanlı öğretmen - 24 Eylül 2020  
Sayın KÖSEOĞLU.. Bir Eylül de yapılan atamalar sözlü sınav esas alınarak yapıldı. Gerçekte KPSS puanına göre yapılan atamalar adil olandı.Sözlü sınavlarda 45;161 puan alan atanamadı. 45;162 puan alan atandı. Böyle onlarca insan var. Aradaki puan farkı 45;161 ;45;162 45;001 40;B;inde bir1; KPSS puanı sözlü sınavlarda- 45;2 puan veya 45;4 puan düşürülerek; alttaki puanlar üste yükseltildi. Bakınız 74;160 puan alan atanamadı. Sözlü sınavında 45;4 puanı kesilmiş. Sözlü sınavsa 45;1 puan faz verilen- 0-4 puanı kesilenin hakkını aldı.Adil adalette- KPSS ile kaç kişi sözlü sınav yapılmasa atama yapılacaktı. Sözlü sınav yapılınca kimler atama yapıldı.Yanı KPSS ile yapılacak atama ile Sözlü sınav puanı ile yapılan atamalarda kaç tane öğretmenin hakkı yendi.Bunların arıştırılıp Mahkemeye verilerek-atamaların KPSS na göre yapılması için Mahkemeye gitmek gerekir.


Diğer Yazıları

YÜZ YÜZE EĞİTİME BAŞLIYORUZ
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı
MEMURA DA BAYRAM İKRAMİYESİ ÖDENMELİDİR
EĞİTİM ÇALIŞANLARI RİSK ALTINDA,
HEVESLENMEYİN, İLKSAN YÖNETİMİ MÜLAKATLA BELİRLENMİYOR.
BAŞIMIZ SAĞOLSUN
TÜRKİYE KAMU-SEN YÜKSEK İSTİŞARE KURULU TOPLANTISI SONUÇ BİLDİRGESİ
ÖĞRETMENLİK MESLEK KANUNUNUN ÇIKARILMASI İÇİN İMZA KAMPANYASI
İŞGÜZAR İDARECİLER İÇİN TAKİPTEYİZ
TÜM YÖNLERİYLE “MOBBİNG”
Memura 2020’de Ek Zam Zarurettir! Enflasyon Zammı Sıfır Zam Demektir!