Şemsi ŞAHSİ / Eğitimci
Köşe Yazarı
Şemsi ŞAHSİ / Eğitimci
.
 

KOPARILAN FIRTINA, ORTADAKİ METİN VE GÖRÜLEN HAKİKAT

Milli Eğitim Bakanlığı tüm okullara gönderdiği bir yazı ile okullarda Ramazan ayı etkinlikleri yapılmasını istemiştir. Bakanlığın gönderdiği; “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli Kapsamında Ramazan Etkinlikleri” konulu bu yazıyı dikkatlice okudum. Açık söylemek gerekirse; metni hem içerik, hem üslup, hem de mevzuat dayanağı açısından son derece yerinde, dengeli ve pedagojik buldum. Yazı; Anayasa’ya, 222 sayılı İlköğretim ve Eğitim Kanunu’na ve 1739 sayılı Millî Eğitim Temel Kanunu’na yapılan atıflarla, bu çalışmanın rastgele değil; yasal, ilkesel ve sistematik bir zemine oturduğunu net biçimde ortaya koyuyor. Bu yönüyle metin, “ne yapıyoruz?” sorusundan önce “neden ve hangi çerçevede yapıyoruz?” sorusuna güzel cevaplar veriyor. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin merkezinde yer alan Erdem–Değer–Eylem Çerçevesi ifadesinin; kağıt üzerinde kalan soyut kavramlar olarak kalmaması gerektiğinin; öğrencinin günlük hayatında karşılık bulmasının, davranışa dönüşmesinin hedeflenmesi gerektiğinin ima edildiği bu metinde; saygı, sorumluluk, adalet, merhamet, vatanseverlik, yardımlaşma, duyarlılık ve çalışkanlık gibi kavramların da herhangi bir ideolojinin değil; bu toprakların ortak ahlaki mirasının kavramları olduğu anlatılmaktadır.  Gelen yazı ekinde ise; okul öncesinden ilkokula, ortaokuldan imam hatip okullarına, liselere kadar hangi yaş grubunda, hangi etkinliğin, nasıl ve ne zaman yapılacağı, etkinlik örnekleriyle son derece açık biçimde ifade edilmiştir. Öğretmenlere neyi, nasıl yapacaklarını tarif eden; sınırları belli, pedagojik hassasiyetleri gözeten bir yol haritası sunulmuştur. Gizlilik, mahremiyet, insan onuru, öğrencinin gelişim düzeyi ve okul imkânları özellikle vurgulanmıştır. Ve en önemlisi; bütün bunların gönüllülük esasına göre yapılacağı yazıda açıkça yazılmıştır. Hal böyleyken, “bu etkinlikler dini dayatmadır” ya da “anayasal ilkelere aykırıdır” şeklindeki itirazları anlamakta zorlanıyorum. Metni gerçekten okuyan herkes şunu net biçimde görür: Burada bir zorlama yoktur, bir dayatma yoktur, bir dışlama hiç yoktur. Aksine; kapsayıcı, ölçülü ve pedagojik bir yaklaşım vardır. Şu soruyu sormak gerekiyor: Metin bu kadar açıkken, bu fırtına neden koparılmaktadır? Bazı kesimler neyin mücadelesini vermektedir? Unutmamak gerekir ki biz, toplumunun çok büyük çoğunluğu Müslüman olan bir ülkede yaşıyoruz. Bu coğrafyanın kültürel ve manevi kodları vardır. Ramazan ayı, sadece dini bir ibadet zamanı değil; paylaşmanın, yardımlaşmanın, sabrın ve merhametin toplumsal olarak en görünür hale geldiği bir dönemdir. Çocuklarımıza bu geleneği, bu iklimi pedagojik bir dille anlatmanın nesi rahatsız edicidir? Elbette dini hassasiyetleri farklı olan ailelerimiz ve öğretmenlerimiz olabilir. Ancak gönderilen yazı bu noktada da son derece nettir: Etkinlikler gönüllülük esasına göre planlanır ve uygulanır. Kimseye zorunlu bir görev yüklenmemektedir. Buna rağmen “zorla yaptırılıyor” algısı oluşturmak, iyi niyetli bir okumanın sonucu değildir. Eğitim sisteminin her adımını eleştirmek kolaydır. Ancak hakkaniyetli olmak da bir erdemdir. Yanlış gördüğümüzü eleştirirken, doğru yapılanı takdir etmeyi de bilmek gerekir. Bu yazı ve bu çerçevede planlanan Ramazan etkinlikleri; sahayı tanıyan, yaş gruplarını bilen ve toplumsal gerçekliği gözeten isabetli bir çalışma olmuştur. Hasılı; bir eğitimci olarak bu adımı doğru, gerekli ve kıymetli buluyorum. Etkinlikleri inceledim; okul öncesi, ilkokul, ortaokul ve lise düzeyleri için hazırlanan içeriklerin pedagojik açıdan da oldukça özenli olduğunu gördüm. Emeği geçenleri tebrik ediyorum. Güzel bir işe imza atmışlardır.  Öğretmenlerimizden de ön yargılarını bir kenara koyarak olaya eğilmelerini ve bu  etkinliklerden çocuklarımızı mahrum bırakmamalarını istirham ediyorum.                                                                           Bu vesileyle herkese hayırlı ramazanlar diliyorum. Selam ve dua ile…
Ekleme Tarihi: 20 Şubat 2026 -Cuma

KOPARILAN FIRTINA, ORTADAKİ METİN VE GÖRÜLEN HAKİKAT

Milli Eğitim Bakanlığı tüm okullara gönderdiği bir yazı ile okullarda Ramazan ayı etkinlikleri yapılmasını istemiştir. Bakanlığın gönderdiği; “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli Kapsamında Ramazan Etkinlikleri” konulu bu yazıyı dikkatlice okudum. Açık söylemek gerekirse; metni hem içerik, hem üslup, hem de mevzuat dayanağı açısından son derece yerinde, dengeli ve pedagojik buldum.

Yazı; Anayasa’ya, 222 sayılı İlköğretim ve Eğitim Kanunu’na ve 1739 sayılı Millî Eğitim Temel Kanunu’na yapılan atıflarla, bu çalışmanın rastgele değil; yasal, ilkesel ve sistematik bir zemine oturduğunu net biçimde ortaya koyuyor. Bu yönüyle metin, “ne yapıyoruz?” sorusundan önce “neden ve hangi çerçevede yapıyoruz?” sorusuna güzel cevaplar veriyor.

Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin merkezinde yer alan Erdem–Değer–Eylem Çerçevesi ifadesinin; kağıt üzerinde kalan soyut kavramlar olarak kalmaması gerektiğinin; öğrencinin günlük hayatında karşılık bulmasının, davranışa dönüşmesinin hedeflenmesi gerektiğinin ima edildiği bu metinde; saygı, sorumluluk, adalet, merhamet, vatanseverlik, yardımlaşma, duyarlılık ve çalışkanlık gibi kavramların da herhangi bir ideolojinin değil; bu toprakların ortak ahlaki mirasının kavramları olduğu anlatılmaktadır. 
Gelen yazı ekinde ise; okul öncesinden ilkokula, ortaokuldan imam hatip okullarına, liselere kadar hangi yaş grubunda, hangi etkinliğin, nasıl ve ne zaman yapılacağı, etkinlik örnekleriyle son derece açık biçimde ifade edilmiştir. Öğretmenlere neyi, nasıl yapacaklarını tarif eden; sınırları belli, pedagojik hassasiyetleri gözeten bir yol haritası sunulmuştur. Gizlilik, mahremiyet, insan onuru, öğrencinin gelişim düzeyi ve okul imkânları özellikle vurgulanmıştır. Ve en önemlisi; bütün bunların gönüllülük esasına göre yapılacağı yazıda açıkça yazılmıştır.

Hal böyleyken, “bu etkinlikler dini dayatmadır” ya da “anayasal ilkelere aykırıdır” şeklindeki itirazları anlamakta zorlanıyorum. Metni gerçekten okuyan herkes şunu net biçimde görür: Burada bir zorlama yoktur, bir dayatma yoktur, bir dışlama hiç yoktur.

Aksine; kapsayıcı, ölçülü ve pedagojik bir yaklaşım vardır.

Şu soruyu sormak gerekiyor: Metin bu kadar açıkken, bu fırtına neden koparılmaktadır? Bazı kesimler neyin mücadelesini vermektedir?

Unutmamak gerekir ki biz, toplumunun çok büyük çoğunluğu Müslüman olan bir ülkede yaşıyoruz. Bu coğrafyanın kültürel ve manevi kodları vardır. Ramazan ayı, sadece dini bir ibadet zamanı değil; paylaşmanın, yardımlaşmanın, sabrın ve merhametin toplumsal olarak en görünür hale geldiği bir dönemdir. Çocuklarımıza bu geleneği, bu iklimi pedagojik bir dille anlatmanın nesi rahatsız edicidir?

Elbette dini hassasiyetleri farklı olan ailelerimiz ve öğretmenlerimiz olabilir. Ancak gönderilen yazı bu noktada da son derece nettir: Etkinlikler gönüllülük esasına göre planlanır ve uygulanır. Kimseye zorunlu bir görev yüklenmemektedir. Buna rağmen “zorla yaptırılıyor” algısı oluşturmak, iyi niyetli bir okumanın sonucu değildir.

Eğitim sisteminin her adımını eleştirmek kolaydır. Ancak hakkaniyetli olmak da bir erdemdir. Yanlış gördüğümüzü eleştirirken, doğru yapılanı takdir etmeyi de bilmek gerekir. Bu yazı ve bu çerçevede planlanan Ramazan etkinlikleri; sahayı tanıyan, yaş gruplarını bilen ve toplumsal gerçekliği gözeten isabetli bir çalışma olmuştur.

Hasılı; bir eğitimci olarak bu adımı doğru, gerekli ve kıymetli buluyorum. Etkinlikleri inceledim; okul öncesi, ilkokul, ortaokul ve lise düzeyleri için hazırlanan içeriklerin pedagojik açıdan da oldukça özenli olduğunu gördüm. Emeği geçenleri tebrik ediyorum. Güzel bir işe imza atmışlardır. 

Öğretmenlerimizden de ön yargılarını bir kenara koyarak olaya eğilmelerini ve bu  etkinliklerden çocuklarımızı mahrum bırakmamalarını istirham ediyorum.                                                                          

Bu vesileyle herkese hayırlı ramazanlar diliyorum. Selam ve dua ile…

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve rizeninsesi.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.