HAKLIYIM HAKLI
Herhangi bir konuda anlaşmazlığa düşmüş iki kişiyi dinleyin. Büyük ihtimalle ikisi de kendince haklıdır!
Evde, işte, sokakta, siyasette… Hemen herkesin anlatacak bir hikâyesi, gösterecek bir gerekçesi, kendisini haklı çıkaracak bir sebebi vardır.
Orhan Gencebay yıllar önce “Sen de Haklısın” şarkısında tam da buraya dokunmuştu:
“Herkes ben haklıyım diyor / Haksız olan kimdir?”
Elbette her anlaşmazlıkta bir tarafın mutlaka haksız olması gerekmez. Bazen iki taraf da farklı yönlerden haklı olabilir. Bazen de tarafların sözlerinde ve davranışlarında hem haklı hem de haksız oldukları yönler bulunabilir.
İnsan niçin kendisini hep haklı görmek ister?
İnsanın vicdanı, aklı, duyguları ve latifeleri hakikate meyillidir. İnsan doğruyu, iyiyi ve güzeli arar; hakikatin yanında olmak ister. Çünkü hakikat güçlüdür, güzeldir, temizdir, safidir ve sevilmeye lâyıktır. İnsan, fıtraten hakikati sevdiği için kendisini de hakikatin yanında görmek ister.
Fakat insan hata eder. Yanılır, nefsine mağlup olur, bazen de haksızlık yapar. İşte o zaman insanın vicdanıyla nefsi arasında bir mücadele başlar.
Vicdan, hakikatten uzaklaşıldığını hisseder. İnsanın nefsi ise kendisinin haksız görülmesini kolay kolay kabul etmez. Çünkü insan, sevdiği ve değer verdiği hakikatin karşısında bulunduğunu kendi iç dünyasında kabullenmekte zorlanır.
Psikolog Leon Festinger bu durumu “bilişsel çelişki” kavramıyla açıklar. İnsanın inandıklarıyla yaptıkları çatıştığında iç dünyasında bir rahatsızlık doğar. İnsan bu rahatsızlığı ya yanlışını kabul edip davranışını değiştirerek ya da yaptıklarına gerekçeler bularak gidermeye çalışır.
İşte insanın önünde iki yol belirir: Ya kendisini hakikate göre düzeltecek ya da hakikati kendisine göre yorumlayacaktır.
İkinci yol daha kolaydır. İnsan hatasına gerekçeler, davranışına mazeretler bulur. Hadiseyi kendi penceresinden tekrar tekrar yorumlar. Psikolog Ziva Kunda’nın “güdülenmiş akıl yürütme” üzerine çalışmaları da insanın bazen doğruyu araştırmaktan çok, ulaşmak istediği sonucu destekleyen gerekçelere yöneldiğini gösterir.
İnsan böylece bazen kendisini hakikate taşımak yerine, hakikati kendi bulunduğu yere çekmeye başlar.
Gazâlî’nin insanın iç dünyasına dair tahlilleri de konunun başka bir tarafını gösterir. İnsan yalnızca dışarıdaki yanlışlarla mücadele etmez; kendi nefsi, arzuları ve alışkanlıkları da hakikati görmesine engel olabilir. Bu sebeple insanın kendisiyle yapacağı en zor hesaplaşmalardan biri, başkasının yanlışını aramadan önce kendi yanlışını görebilmesidir.
İşte tam burada insanın kendisine sorması gereken zor bir soru vardır: Ben hakikati mi seviyorum, haklı olmayı mı?
Bu soru kolay değildir. Çünkü hakikati gerçekten seviyorsak, onun daima bizim tarafımızda bulunmasını bekleyemeyiz. Gerektiğinde biz de onun tarafına geçebilmeliyiz.
Aristoteles, “Nikomakhos Etiği” adlı eserinde dostluk ile hakikat arasında bir tercih gerektiğinde hakikate öncelik verilmesini savunur.
Kur’ân ise hakikat ve adalet karşısındaki sorumluluğumuzu kendi aleyhimize şahitlik etmeyi de kapsayacak şekilde ortaya koyar. İnsandan, kendisinin, anne babasının ve yakınlarının aleyhine dahi olsa adaleti ayakta tutmasını ister.
Hayatta her zaman haklı çıkmak zaten mümkün değildir. “Ben yanılmışım” diyebilmek insanı küçültmez. Aksine, insanın nefsini aşarak hakikate yaklaşabildiğini gösterir.
Hakikatin mağlubu olmak, bâtılın galibi olmaktan şereflidir.
Belki de insanın kendisiyle yapacağı en önemli hesaplaşma, gerektiğinde kendi haksızlığını kabul edebilmesidir.
Böyle bir muhasebenin sonunda bazen karşımızdakine, “Sen de haklısın” diyebiliriz.
Sevgi ve selamlarımla…
Yorumlar
+ Yorum YapHenüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
Gözden Kaçmasın
BİR KAPI ÇALINIR, BİR HAYAT DEĞİŞİR
Görüntüle →Son Yazıları
- EĞRİ CETVELDEN DOĞRU ÇİZGİ ÇIKMAZ
- ÖMÜR SERMAYESİ
- Ya Sıdk Ya Sükût: Doğruluğun İnce Ölçüsü
- MEVLÂ GÖRELİM NEYLER
- BÂKİ BİR HAKİKAT, FÂNİ ŞAHSİYETLER ÜSTÜNE BİNA EDİLMEZ
- DEĞİŞEN TÜRKİYE’DE TARİKATLAR VE CEMAATLER
- BUHARLA FİKSE EDİLMİŞ YEŞİL ÇAYLARDA DEPOLAMA KOŞULLARININ KALİTE ÜZERİNE ETKİLERİ:
- KALBİN İSTİKAMETİ: HUZUR-U DAİMÎ
- DOĞRUYU BİLMEK YETİYOR MU?
- DİJİTAL DÜNYADA ALGI VE GERÇEK
İlginizi Çekebilir
Trend Makaleler
Rize Esnafı Altın Tartar Gibi Seçim Yaptı. GüCÜ Paylaştırdı