Şemsi ŞAHSİ / Eğitimci
Köşe Yazarı
Şemsi ŞAHSİ / Eğitimci
.
 

YASAKLAR BELLİ DE, OKULLARIN İHTİYAÇLARI NASIL KARŞILANACAK?

Millî Eğitim Bakanlığı, 2026-2027 eğitim öğretim yılına ilişkin yayımladığı genelgeyle okullarda uyulması gereken pek çok kuralı ve yasağı yeniden hatırlattı ve bazı alanlarda sınırları daha da netleştirdi: Kayıt parası alınmayacak. Kayıt bölgesi dışından öğrenci alınmayacak. Ders kitabı dışında kaynak kitap alınmayacak. İlkokullarda sınav yapılmayacak. Deneme sınavı, sıralama sınavı, hazır bulunuşluk sınavı vb. uygulamalar yapılmayacak. Velilere öğrenciler için ilave mali yük getirilmeyecek… Burada dikkat çekici bir çelişki yok mu? İlkokulda çocuğa sınav yaptırmıyoruz. Kaynak kitap kullandırmıyoruz. Deneme sınavı, sıralama sınavı, hazır bulunuşluk sınavı yaptırmıyoruz. Peki aynı çocuk 4. sınıfı bitirdiğinde ne oluyor? Millî Eğitim Bakanlığına bağlı İmam Hatip Ortaokulları ve Proje İmam Hatip Ortaokulları, 5. sınıfa öğrenci kabulü için sınava giriyor. Genelgede bu sınavların da yasaklandığına yönelik bir ifadeye rastlamadım. İlkokul hayatı boyunca sınavla karşılaşmamış, optik form kullanmamış, cevap kâğıdında kodlama yapmamış bir çocuğu; 5. sınıfa kabul sınavı adı altında, 4. sınıf kazanımlarından bir sınava tabi tutmak nasıl açıklanabilir? Çocuğa ilkokulda sınav deneyimi yaşatmayacağız ama ilkokulu bitirdiğinde onu sınavla öğrenci kabul eden bir sistemin karşısına çıkaracağız. O hâlde sorumuz çok açık: Eğer sınav öğrencinin gelişimi açısından sakıncalıysa, bu sınavlar neden ortaokula geçişte yapılıyor? Yok, bu sınavlar gerekli ve pedagojik olarak doğruysa, o zaman ilkokullarda sınavı tamamen yasaklamanın gerekçesi nedir? Çelişki varsa açıklansın. Yoksa bu sınavlar da yasaklansın. Millî Eğitim Bakanlığı, işveren olarak kendi okullarında uygulanacak eğitim politikalarını ve uyulması gereken kuralları belirlemekte yetkilidir. Bu kuralların amacı eğitimde fırsat eşitliğini, öğrencinin korunmasını ve velilerin ekonomik açıdan zorlanmamasını sağlamaksa, bunlara kimsenin itirazı olmaz. Ancak benim asıl sorum başka: Okulların eğitim öğretime hazırlanması nasıl yapılacak? Güvenlik personelinin, temizlik personelinin ve diğer zorunlu ihtiyaçların karşılanması nasıl sağlanacak? Küçük onarımlar, bakım ve tamiratlar nasıl yapılacak? Kırılan, bozulan veya kullanılmaz hâle gelen demirbaşlar nasıl yenilenecek? Elektrik, su ve diğer tesisat masrafları, kırtasiye, fotokopi, toner, güvenlik sistemleri ve daha birçok günlük zorunlu gider nasıl karşılanacak? Her gün yeni bir ihtiyaç ortaya çıkan okulların bu giderleri hangi kaynakla ve hangi bütçeyle karşılanacak? İş güvenliği risklerini ortadan kaldırmak için gerekli harcamalar nasıl ve nereden karşılanacak?  Genelgede yasaklar ve yapılmayacaklar oldukça açık. Peki yapılması gerekenlerin finansmanı nerede? Yaz döneminde okullara gönderilen temizlik ve kırtasiye ödenekleri elbette önemli ve değerlidir. Ancak bunların dışında okulun diğer ihtiyaçlarını karşılamaya yetecek ödenek gönderilmediği sürece, okul yöneticilerinin elindeki imkânlarla bu sistemi sürdürülebilir hâle getirmeleri mümkün müdür? Bir tarafta: “Bunu yapmayacaksınız.”, “Şunu almayacaksınız.”, “Bunu veliden istemeyeceksiniz.”, “Şu uygulamayı yapmayacaksınız.” deniliyor. Peki diğer tarafta; “Okulun şu ihtiyaçlarını karşılamak için şu kadar ödenek gönderiyoruz.” diyebilecek bir sistem ne zaman kurulacak? Okul yöneticilerinden her türlü sorumluluğu yerine getirmeleri beklenirken, kaynak olmadan sorumluluk yüklemek ne kadar doğru ve sürdürülebilir? Ben bir okul yöneticisi olarak yasakların tartışmasını yapmıyorum. Sadece şunu soruyorum: Okullarımızdan istenen bütün bu görev ve sorumluluklar, veliden para istemeden, kaynak kitap almadan, kayıt parası almadan ve başka gelir yollarına başvurmadan hangi bütçeyle karşılanacak? Bu işin hesabını, kitabını bilen birileri çıkıp okul yöneticilerine açıkça anlatsın lütfen. Çünkü okul yönetmek, sadece “şunu yapmayın, bunu yapmayın” demekle olmuyor. Okulların ihtiyaçlarının da gerçekçi, sürdürülebilir ve mevzuata uygun bir finansman modeliyle karşılanması gerekiyor. Yasakların listesi uzuyor. Peki okulların bütçesi ne zaman uzayacak Allah aşkına?
Ekleme Tarihi: 28 Ağustos 2026 -Cuma

YASAKLAR BELLİ DE, OKULLARIN İHTİYAÇLARI NASIL KARŞILANACAK?

Millî Eğitim Bakanlığı, 2026-2027 eğitim öğretim yılına ilişkin yayımladığı genelgeyle okullarda uyulması gereken pek çok kuralı ve yasağı yeniden hatırlattı ve bazı alanlarda sınırları daha da netleştirdi:

Kayıt parası alınmayacak.
Kayıt bölgesi dışından öğrenci alınmayacak.
Ders kitabı dışında kaynak kitap alınmayacak.
İlkokullarda sınav yapılmayacak.
Deneme sınavı, sıralama sınavı, hazır bulunuşluk sınavı vb. uygulamalar yapılmayacak.
Velilere öğrenciler için ilave mali yük getirilmeyecek…
Burada dikkat çekici bir çelişki yok mu?
İlkokulda çocuğa sınav yaptırmıyoruz. Kaynak kitap kullandırmıyoruz. Deneme sınavı, sıralama sınavı, hazır bulunuşluk sınavı yaptırmıyoruz.
Peki aynı çocuk 4. sınıfı bitirdiğinde ne oluyor?
Millî Eğitim Bakanlığına bağlı İmam Hatip Ortaokulları ve Proje İmam Hatip Ortaokulları, 5. sınıfa öğrenci kabulü için sınava giriyor. Genelgede bu sınavların da yasaklandığına yönelik bir ifadeye rastlamadım.
İlkokul hayatı boyunca sınavla karşılaşmamış, optik form kullanmamış, cevap kâğıdında kodlama yapmamış bir çocuğu; 5. sınıfa kabul sınavı adı altında, 4. sınıf kazanımlarından bir sınava tabi tutmak nasıl açıklanabilir?
Çocuğa ilkokulda sınav deneyimi yaşatmayacağız ama ilkokulu bitirdiğinde onu sınavla öğrenci kabul eden bir sistemin karşısına çıkaracağız.
O hâlde sorumuz çok açık: Eğer sınav öğrencinin gelişimi açısından sakıncalıysa, bu sınavlar neden ortaokula geçişte yapılıyor?
Yok, bu sınavlar gerekli ve pedagojik olarak doğruysa, o zaman ilkokullarda sınavı tamamen yasaklamanın gerekçesi nedir?
Çelişki varsa açıklansın. Yoksa bu sınavlar da yasaklansın.
Millî Eğitim Bakanlığı, işveren olarak kendi okullarında uygulanacak eğitim politikalarını ve uyulması gereken kuralları belirlemekte yetkilidir. Bu kuralların amacı eğitimde fırsat eşitliğini, öğrencinin korunmasını ve velilerin ekonomik açıdan zorlanmamasını sağlamaksa, bunlara kimsenin itirazı olmaz.
Ancak benim asıl sorum başka:
Okulların eğitim öğretime hazırlanması nasıl yapılacak?
Güvenlik personelinin, temizlik personelinin ve diğer zorunlu ihtiyaçların karşılanması nasıl sağlanacak?
Küçük onarımlar, bakım ve tamiratlar nasıl yapılacak?
Kırılan, bozulan veya kullanılmaz hâle gelen demirbaşlar nasıl yenilenecek?
Elektrik, su ve diğer tesisat masrafları, kırtasiye, fotokopi, toner, güvenlik sistemleri ve daha birçok günlük zorunlu gider nasıl karşılanacak?
Her gün yeni bir ihtiyaç ortaya çıkan okulların bu giderleri hangi kaynakla ve hangi bütçeyle karşılanacak? İş güvenliği risklerini ortadan kaldırmak için gerekli harcamalar nasıl ve nereden karşılanacak? 
Genelgede yasaklar ve yapılmayacaklar oldukça açık.
Peki yapılması gerekenlerin finansmanı nerede?
Yaz döneminde okullara gönderilen temizlik ve kırtasiye ödenekleri elbette önemli ve değerlidir. Ancak bunların dışında okulun diğer ihtiyaçlarını karşılamaya yetecek ödenek gönderilmediği sürece, okul yöneticilerinin elindeki imkânlarla bu sistemi sürdürülebilir hâle getirmeleri mümkün müdür?
Bir tarafta: “Bunu yapmayacaksınız.”, “Şunu almayacaksınız.”, “Bunu veliden istemeyeceksiniz.”, “Şu uygulamayı yapmayacaksınız.” deniliyor.
Peki diğer tarafta;
“Okulun şu ihtiyaçlarını karşılamak için şu kadar ödenek gönderiyoruz.” diyebilecek bir sistem ne zaman kurulacak?
Okul yöneticilerinden her türlü sorumluluğu yerine getirmeleri beklenirken, kaynak olmadan sorumluluk yüklemek ne kadar doğru ve sürdürülebilir?
Ben bir okul yöneticisi olarak yasakların tartışmasını yapmıyorum.
Sadece şunu soruyorum:
Okullarımızdan istenen bütün bu görev ve sorumluluklar, veliden para istemeden, kaynak kitap almadan, kayıt parası almadan ve başka gelir yollarına başvurmadan hangi bütçeyle karşılanacak?
Bu işin hesabını, kitabını bilen birileri çıkıp okul yöneticilerine açıkça anlatsın lütfen.
Çünkü okul yönetmek, sadece “şunu yapmayın, bunu yapmayın” demekle olmuyor.
Okulların ihtiyaçlarının da gerçekçi, sürdürülebilir ve mevzuata uygun bir finansman modeliyle karşılanması gerekiyor.
Yasakların listesi uzuyor. Peki okulların bütçesi ne zaman uzayacak Allah aşkına?

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve rizeninsesi.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.