Mustafa Barış ÖZTÜRK
Köşe Yazarı
Mustafa Barış ÖZTÜRK
 

Bombaların Tarihi, Dünyanın Sessizliği

Bazen bir ülkenin dış politikasını anlamak için uzun analizlere gerek yoktur. Sadece tarihlere bakmak yeterlidir.II. Dünya Savaşı’ndan bu yana bombalanan ülkeler tek tek sıralandı. Uzun uzun analizlere, kalın raporlara gerek yok. Sadece birkaç satırlık bir liste bile dünyanın nasıl işlediğini anlatmaya yeterli.  Çin Halk cumhuriyeti kısa süre önce tam da böyle bir liste yayınladı. Liste basit ama sarsıcı. II. Dünya Savaşı’ndan bu yana Amerika Birleşik Devletleri’nin bombaladığı ülkeler. Listeye bakınca dünya haritası adeta bir savaş günlüğüne dönüşüyor. Başlangıç noktası 1945. Japonya 6 ve 9 Ağustos. Sonra Kore Yarımadası. Kore Savaşı sırasında hem Kore hem de Çin hedef alındı. Guatemala Endonezya Küba Kongo Laos Vietnam Kamboçya 1980’ler geliyor: Grenada Lübnan Libya El Salvador Nikaragua Sonra 1990’lar… Panama Irak Kuveyt Somali Bosna-Hersek Sudan 2000’ler Afganistan Yugoslavya Yemen Pakistan Suriye Liste 30’dan fazla ülkeye ulaşıyor. Çin’in verdiği mesaj kısa; “Dünya için gerçek tehdidin kim olduğunu unutmayın.” Batı dünyası bu bombardımanlara karşı hiç birleşik bir öfke gösterdi mi? Uluslararası sistem dediğimiz yapı, hiç güçlü bir şekilde “dur” dedi mi? Birleşmiş milletler ya da küresel kurumlar ABD’ye karşı gerçek anlamda yaptırım uyguladı mı? Tabii ki HAYIR! Çünkü uluslararası sistem çoğu zaman bir ilke sistemi değil, güç dengesi sistemi gibi çalışıyor. Kimi zaman bir ülke saldırgan ilan ediliyor, kimi zaman aynı eylem “operasyon” diye adlandırılıyor. Aynı bomba… farklı başlıklarla patlatılıyor. Bugün dünya, İran ile İsrail arasındaki gerilim üzerinden yeniden ahlak tartışması yapıyor. Bir taraf hemen “küresel tehdit” ilan ediliyor. Diğer tarafın tarihi ise çoğu zaman konuşulmuyor. “Uluslararası hukuk gerçekten herkes için mi geçerli, yoksa sadece bazı ülkeler için mi?” Dünya artık tek bir anlatıya inanmıyor. Bilgi çağında her belge, her liste, her arşiv yeniden dolaşıma giriyor. Unutulması istenen tarih yeniden konuşuluyor. Güçlü olanın haklı sayıldığı bir dünyada adaletin sesi ne kadar duyulabilir? Tarihi yazanlar güçlü olabilir. Ama hatırlatanlar ve hatırlayanlar da çok artık. Belki de bu yüzden, yakın zamanda vefat eden büyük tarihçimiz  İlber Ortaylı hocayı da burada anmak gerekir. Çünkü o, yıllar boyunca bize sadece tarihi anlatmadı; sevdirdi , tarihi sorgulamayı, hafızayı canlı tutmayı ve geçmişe başka gözle bakmayı öğretti. Bugün birçok şeyi yeniden hatırlıyorsak, birçok soruyu yeniden sorabiliyorsak bunda onun emeği büyüktür. Kendisini minnetle ve saygıyla anıyorum. Allah rahmet eylesin.
Ekleme Tarihi: 17 Mart 2026 -Salı

Bombaların Tarihi, Dünyanın Sessizliği

Bazen bir ülkenin dış politikasını anlamak için uzun analizlere gerek yoktur. Sadece tarihlere bakmak yeterlidir.II. Dünya Savaşı’ndan bu yana bombalanan ülkeler tek tek sıralandı.
Uzun uzun analizlere, kalın raporlara gerek yok.
Sadece birkaç satırlık bir liste bile dünyanın nasıl işlediğini anlatmaya yeterli. 
Çin Halk cumhuriyeti kısa süre önce tam da böyle bir liste yayınladı.
Liste basit ama sarsıcı. II. Dünya Savaşı’ndan bu yana Amerika Birleşik Devletleri’nin bombaladığı ülkeler.

Listeye bakınca dünya haritası adeta bir savaş günlüğüne dönüşüyor.

Başlangıç noktası 1945.
Japonya 6 ve 9 Ağustos.
Sonra Kore Yarımadası.
Kore Savaşı sırasında hem Kore hem de Çin hedef alındı.
Guatemala
Endonezya
Küba
Kongo
Laos
Vietnam
Kamboçya

1980’ler geliyor:
Grenada
Lübnan
Libya
El Salvador
Nikaragua

Sonra 1990’lar…
Panama
Irak
Kuveyt
Somali
Bosna-Hersek
Sudan

2000’ler
Afganistan
Yugoslavya
Yemen
Pakistan
Suriye

Liste 30’dan fazla ülkeye ulaşıyor.

Çin’in verdiği mesaj kısa;
“Dünya için gerçek tehdidin kim olduğunu unutmayın.”

Batı dünyası bu bombardımanlara karşı hiç birleşik bir öfke gösterdi mi?
Uluslararası sistem dediğimiz yapı,
hiç güçlü bir şekilde “dur” dedi mi?
Birleşmiş milletler ya da küresel kurumlar
ABD’ye karşı gerçek anlamda yaptırım uyguladı mı?
Tabii ki HAYIR!
Çünkü uluslararası sistem çoğu zaman bir ilke sistemi değil,
güç dengesi sistemi gibi çalışıyor.
Kimi zaman bir ülke saldırgan ilan ediliyor,
kimi zaman aynı eylem “operasyon” diye adlandırılıyor.

Aynı bomba…
farklı başlıklarla patlatılıyor.

Bugün dünya, İran ile İsrail arasındaki gerilim üzerinden yeniden ahlak tartışması yapıyor.

Bir taraf hemen “küresel tehdit” ilan ediliyor.
Diğer tarafın tarihi ise çoğu zaman konuşulmuyor.

“Uluslararası hukuk gerçekten herkes için mi geçerli,
yoksa sadece bazı ülkeler için mi?”

Dünya artık tek bir anlatıya inanmıyor.

Bilgi çağında her belge, her liste, her arşiv yeniden dolaşıma giriyor.
Unutulması istenen tarih yeniden konuşuluyor.
Güçlü olanın haklı sayıldığı bir dünyada
adaletin sesi ne kadar duyulabilir?

Tarihi yazanlar güçlü olabilir.
Ama hatırlatanlar ve hatırlayanlar da çok artık.

Belki de bu yüzden, yakın zamanda vefat eden büyük tarihçimiz  İlber Ortaylı hocayı da burada anmak gerekir.
Çünkü o, yıllar boyunca bize sadece tarihi anlatmadı; sevdirdi , tarihi sorgulamayı, hafızayı canlı tutmayı ve geçmişe başka gözle bakmayı öğretti.

Bugün birçok şeyi yeniden hatırlıyorsak, birçok soruyu yeniden sorabiliyorsak bunda onun emeği büyüktür.

Kendisini minnetle ve saygıyla anıyorum.
Allah rahmet eylesin.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve rizeninsesi.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.