Mustafa Barış ÖZTÜRK
Köşe Yazarı
Mustafa Barış ÖZTÜRK
 

Mutlu İnsan, Kötü Müşteri

Neredeyse yirmi yıldır pedal çeviren biri olarak, sonunda bisiklet hakkında da bir yazı yazma zorunluluğu hissettim. Bisiklet benim için sadece iki tekerlekten ibaret olmadı; kimi zaman terapi koltuğu, kimi zaman spor salonu, kimi zaman da hayatın karmaşasından kaçış bileti oldu. Hal böyle olunca, bisikletin neden bazı ekonomik çarkların pek hoşuna gitmediğini konuşmak da kaçınılmaz hale geldi. Kapitalizm bisikleti pek sevmez. Çünkü bisiklet süren insan ekonomi çarklarının en sadık müşterisi olmaktan çıkar. Bisiklet süren insan otomobil almaz. Akaryakıt kuyruğuna girmez. Kasko yaptırmaz. Motorlu Taşıtlar Vergisi ödemez. Servis randevusu peşinde koşmaz. Yedek parça kataloglarını karıştırmaz. Dahası var… Bisiklet süren insan yürür. Temiz hava alır. Spor yapar. Kalbini çalıştırır. Kaslarını güçlendirir. Stresini azaltır. Ve işin sistem açısından en tehlikeli tarafı şudur: Mutlu olur. Mutlu insan sürekli tüketmez. Can sıkıntısını alışverişle tedavi etmeye çalışmaz. Her boşluğunu kredi kartıyla doldurmaz. Sağlıklı insan daha az doktora gider. Daha az ilaç kullanır. Daha az hastane koridoru aşındırır. Çünkü ekonominin bazı alanları, insanların iyi olmasından değil; eksik, yorgun ve sürekli bir şeye ihtiyaç duymasından beslenir. Oysa bir bisiklet, birkaç kilometrelik bir yol ve biraz temiz hava bazen insanın ihtiyacı olan şeylerin aslında ne kadar az olduğunu hatırlatır. İnsana, mutluluğun satın alınan değil, yaşanan bir şey olduğunu göstermesi… Bu noktada  Rize’ye de küçük bir parantez açmak gerekiyor. Şehrimizde son yıllarda bisiklet yolları ve parkurları konusunda önemli adımlar atıldı. Belediyenin bu yöndeki çalışmaları takdiri hak ediyor. Ancak ne yazık ki yapılan yatırımlara rağmen güçlü bir bisiklet kültürü ve geniş bir bisiklet kullanıcı kitlesi henüz oluşabilmiş değil. Oysa bisiklet; sadece bir ulaşım aracı değil, aynı zamanda sağlık, çevre ve yaşam kalitesi meselesidir. Dileğim odur ki önümüzdeki yıllarda daha fazla insan pedal çevirsin, çocuklar bisikletle büyüsün, yetişkinler bisikleti hayatlarının bir parçası haline getirsin.
Ekleme Tarihi: 05 Haziran 2026 -Cuma

Mutlu İnsan, Kötü Müşteri

Neredeyse yirmi yıldır pedal çeviren biri olarak, sonunda bisiklet hakkında da bir yazı yazma zorunluluğu hissettim. Bisiklet benim için sadece iki tekerlekten ibaret olmadı; kimi zaman terapi koltuğu, kimi zaman spor salonu, kimi zaman da hayatın karmaşasından kaçış bileti oldu. Hal böyle olunca, bisikletin neden bazı ekonomik çarkların pek hoşuna gitmediğini konuşmak da kaçınılmaz hale geldi.

Kapitalizm bisikleti pek sevmez.
Çünkü bisiklet süren insan ekonomi çarklarının en sadık müşterisi olmaktan çıkar.
Bisiklet süren insan otomobil almaz.
Akaryakıt kuyruğuna girmez.
Kasko yaptırmaz.
Motorlu Taşıtlar Vergisi ödemez.
Servis randevusu peşinde koşmaz.
Yedek parça kataloglarını karıştırmaz.

Dahası var…
Bisiklet süren insan yürür.
Temiz hava alır.
Spor yapar.
Kalbini çalıştırır.
Kaslarını güçlendirir.
Stresini azaltır.

Ve işin sistem açısından en tehlikeli tarafı şudur:
Mutlu olur.
Mutlu insan sürekli tüketmez.
Can sıkıntısını alışverişle tedavi etmeye çalışmaz.
Her boşluğunu kredi kartıyla doldurmaz.
Sağlıklı insan daha az doktora gider.
Daha az ilaç kullanır.
Daha az hastane koridoru aşındırır.

Çünkü ekonominin bazı alanları, insanların iyi olmasından değil; eksik, yorgun ve sürekli bir şeye ihtiyaç duymasından beslenir.
Oysa bir bisiklet, birkaç kilometrelik bir yol ve biraz temiz hava bazen insanın ihtiyacı olan şeylerin aslında ne kadar az olduğunu hatırlatır.
İnsana, mutluluğun satın alınan değil, yaşanan bir şey olduğunu göstermesi…

Bu noktada  Rize’ye de küçük bir parantez açmak gerekiyor. Şehrimizde son yıllarda bisiklet yolları ve parkurları konusunda önemli adımlar atıldı. Belediyenin bu yöndeki çalışmaları takdiri hak ediyor. Ancak ne yazık ki yapılan yatırımlara rağmen güçlü bir bisiklet kültürü ve geniş bir bisiklet kullanıcı kitlesi henüz oluşabilmiş değil. Oysa bisiklet; sadece bir ulaşım aracı değil, aynı zamanda sağlık, çevre ve yaşam kalitesi meselesidir. Dileğim odur ki önümüzdeki yıllarda daha fazla insan pedal çevirsin, çocuklar bisikletle büyüsün, yetişkinler bisikleti hayatlarının bir parçası haline getirsin.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve rizeninsesi.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.