İran krizi, kalıcı ve dönüştürücü bir boyuta ulaştı. Artık çok şey, eskisi gibi olmayacak. Kimilerimiz bunu seyretmekle yetinip kaybedecek, kimilerimiz de tedbir, yöntem geliştirip hayatta kalacak.
Savaş yanıbaşımızda!
Enflasyonu zaten yenememiştik ve şimdi savaş tsunamisi geliyor. Enerji krizi kalıcı ve oyun bozucu olacak. Küresel tedarik zinciri kırıldı. Bunun sonuçlarını hep birlikte yaşayacagiz.
Bu krizden bütün ülkeler etkilenecek.
Ama bazı ülkeler daha az yara alacak.
Bizim avantajımız güçlü devlet refleksi,güçlü bir yönetim,kriz tecrübesi veren önemlisi zor zamanlarda kenetlenebilen bir millet yapısı olması…
Fakat bu, rehavete kapılma lüksü vermez.
Önümüzde kritik bir dönem var. Tarım ilaçlama sezonu yaklaşıyor. Eğer bugün gübre üretimi artırılmazsa, yarın tarlada verim düşer, bu da doğrudan sofraya yansır.
Enerji tarafında ise artık klasik politikalar yetmez.
Var olan kuyulardan daha fazla petrol ve doğalgaz çıkarılması sadece ekonomik değil, milli bir zorunluluktur.
Çalışma hayatınla da
Pandemi döneminde hayatımıza giren uzaktan çalışma modeli yeniden masaya yatırılmalıdır.Çünkü kriz sadece cephede değil; şehirde, trafikte, üretimde yaşanacak. Sistemi esnetmeyen, sistemi kaybeder.
Bugün alınmayan her karar, yarının maliyetidir.
Bir yanda ekranlarda işaretlenen yanan haritalar, diğer yanda borsada yeşil-kırmızı mumlar…
Sanki savaş da bir grafik, ölüm de bir veri seti gibi konuşuluyor.
Altın “3000 dolara düşecek” diyorlar.
Düşer mi?
Düşer
Savaşın gidişatına göre Hazirandan sonra tekrar yükselme trendine girebilir.
Ama asıl soru: Altın düşerken insanlığın değeri ne yapıyor?
Bir tarafta İran karşısında Amerika Birleşik Devletleri ve gölgesindeki İsrail…
Bu üçgen artık sadece diplomasi değil, açık bir güç gösterisi.
Artık Füzeler konuşuyor,
Biz ise
“Dolar kaç olur?”,
“Borsa ne yapar?”,
“Altın alınır mı?”
Sorularını duyuyoruz.
Bakın, savaşın olduğu yerde üç şey yükselir:
korku, belirsizlik ve fiyatlar.
Ama bu sefer bir tuhaflık var
Piyasa ilk kez savaşı tam olarak satın almadı.
Kanımca daha büyük bir şey bekleniyor.
Bu sabah yürüyüş yaparken Rize’de bir esnaf arkadaşımla karşılaştım.
Dolar kaç? Euro ne? Altın düştü mü deyip telefona sarıldı.
Hala konunun ciddiyetini anlamış değiliz insanlık olarak
Asıl soru:
“Dünya nereye gidiyor?” olmalı!
Çünkü döviz dediğin şey sadece para değil, güvendir.
Bugün konuşulan şey “İran-ABD-İsrail savaşı.”
Yarın konuşulacak şey ise bunun faturası olacak.
Ve o fatura ne dolar ne euro…
Doğrudan insan hayatı.
