Fibonacci matematikte özel bir dizinin ismi .
Çamaşır makinesinin çalışma mantığından, ayçiçeği çekirdeklerinin spiral dizilimi, çam kozalağı ve ananas yapısı, deniz kabuklarının spirali, insan vücudu oranları, DNA sarmalı, sanatta altın oran ve kompozisyon çizgilerine kadar konularını incelemekte doğrudan kullanılan bir yöntem.
Hatta kardeşim Mehmet:”Borsada teknik analizin temeli fibonacci’dir. Teknik analizden fibo’yu çıkarırsan geriye hiçbirşey kalmaz.” der.
Ben de bu yöntemi aşk üzerinde kullanmaya karar verdim.
Sonuç mu?
Aşkın bir Fibonacci grafiği var desem güler misiniz?
Gülmeyin!
Yılların birikimini, gözlemini ve birkaç tane kalp kırığını alıp “ Barış Fibonacci ilişki eğrisini” çıkardım.
Matematikle gönül işlerini karıştırmak cesaret ister…
Neyse gelelim konumuza: ilk öpücükten son engellemeye kadar olan her aşamayı analiz edelim. Aşama aşama parçalı fonksiyon olarak tanımlayalım.
1. Aşama: Yukarı yönlü duygusal tırmanış
İlişkinin ilk aşaması “flört” değil, “çıkış.” Yani yukarı doğru tanıma, tanışma, onaylanma, onaylama… Ama dikkat!
Daha temas yok. Bana göre aşkın kutsal kitabı yazılsa ilk cümlesi şu olurdu:
“Önce naz vardı…”
Naz: Şirinliğin IQ’su. Beklentinin habercisi. Sessiz çığlık.
2. Aşama: Temas
İlişki eğrisi %53’u geçtiyse… İşte orası el ele tutuşulan, omza baş konulan ilk fiziksel temas noktası. Yani Barış Eğrisi’ne göre: Temas, çıkışın tepesine yakın, ama henüz zirvede değil.
3. Aşama: İlk yalanın yakalandığı an.
İlişki tam zirve yaparken ilk yalan yakalanır. “Benim hiç ciddi bir ilişkim olmadı” deyip arşivde sevgiliyle elele kolkola storysi bulunan biri buradan sonra düşüşe geçer. Ve o andan itibaren: sitemler, kuşku, gizli WhatsApp okunmaları başlar.
4. Aşama: Hayal kırıklığı çukuru
İlişki eğrisinin en dip noktası. Burada artık “ben nerde hata yaptım?” dönemi başlar.
5. Aşama: Aşk geri döner mi?
Geri döner ama eksik.
Barış Fibonacci erisine göre: Aşkın ancak %20’si geri gelir. %80’i çöpe gider.
Yani yeniden birleşseniz bile aynı tat yoktur. Yeni gizem kalmamıştır. Merak bitmiş, heyecan geçmiştir.
6. Aşama: Kim daha önce aşık olur, kim önce vazgeçer?
Yokuş yukarı erkek hızlıdır, her şey yolundaymış gibi hisseder. Ama inişte kadın hızlanır. Çünkü kadın, duygusal sinyalleri önceden alır. Erkek, terk edildiğini anlamadan kadın çoktan duvar yazılarına başlamıştır.:)
7. Aşama: Kim affeder, kim unutur?
Geri dönen kişi asla aynı değildir; ya yalan söyler, ya içeride hâlâ bakiye vardır.
Erkek affetmez ama unutur. Kadın affeder ama asla unutmaz.
8. Aşama : Aşkın ömrü
Barış Fibonacci eğrisine göre aşkın ömrü: Kadının döngüsüyle ve Fibonacci ile ölçtüm yapildiginda duygusal geçişlerle toplam: 1006 gün
Bu da yaklaşık 3 yıl. Aşk üç yıl sürer. Gerisi biraz alışkanlık, biraz Netflix, biraz da “birbirimizi çok iyi tanıdık yaa…” cümleleri.
Belki de bütün bu formüller sadece bir ismin etrafında döndü.
Çünkü bazı isimler, sadece harflerden ibaret değildir.
Onlar CEMRE gibi düşer düşmez mevsim değişir, kalbin ayarı bozulur.
9. Aşama: Tehlikeli yaş
Kadının 38-40, Erkeğin 32-36…
Çünkü bu yaşlar, “bazı hayallerden vazgeçmek için erken, bazıları için geç” sınırıdır. Kadın burada ciddi bir muhasebeye girer. Ve bu muhasebe, ilişkiye zarar verebilir.
39 yaşındaki kadına “boş ver ya oluruna bırak” derseniz,
Hayatınızın hatasını yaparsınız.
10. Aşama: Kadın vücudunda erkek kaç günde silinir?
Kadın, ilişkinin bittiğini 8. gün fark eder, 28. gün tamamen sıfırlar.
Ama erkek, 21 gün sonra uyanır. “Galiba bana yol verdi…” demeye başlar.
Özetle,
Kadın İleri seviye temizlik robotu, erkek ise güncellemesi olmayan eski model gibidir.
*
Cesaret edemediğiniz duygular, içinizde birikmesin; sonra bir bakmışsınız en küçük sallantıda taşar,
Eskiden yazılmamış mesajlar, gönderilmemiş mektuplar, birden telefon ekranında canlanır.
Mutluluk, sadece gülmekle değil; bazen susup birlikte aynı boşluğa bakmakla da mümkündür.
Ruh eşliği dedikleri şey belki de aynı şarkıya aynı yerinde iç çekmektir.
Evet, aşk bir matematik değil, ama yine de bazı formüller vardır ki kalpteki karşılığı hep aynıdır.
Sonuç olarak
Barış Fibonacci Eğrisi, gönül işlerine bilimsel gözle bakmamızı sağlıyor. Ama unutmayın: Matematik doğru ve somut olabilir, ama kalp başka hesaplar yapar. Ve o hesap bazen 2x2’yi bile 5 çıkarır.
Yani sevgiliye 3 şey vaat edip 4 verirsen “efsane sevgili” olursun. Ama 10 vaat edip 8 verirsen “sahtekâr” olursun. Beklentiyle gerçek arasındaki fark, aşkın kaderini belirler.
Aşkınızı anlamaya çalışmayın. Anlamış gibi yaparsanız daha az acı çekersiniz.
Turgay dostumun dediği gibi :” rolünüzü iyi oynayın”…
