Mustafa Barış ÖZTÜRK
Köşe Yazarı
Mustafa Barış ÖZTÜRK
 

Rüya Gibi Geldin Ama Birden Yok Oldun,

Bir insan bazen hayatınıza öyle bir giriş yapar ki, sanki yıllardır beklediğin misafir sonunda kapıyı çalmış gibi olur. Gelişiyle ortalığı aydınlatır, varlığıyla en sessiz ortamları bile şenlendirir. Sen “İyi ki geldi.” dersin, o ise hiçbir şey söylemeden sadece gülümser ve o iri  zeytin gözleriyle bakar. İşte böyle başladı her şey… Bir sabah Rize Cafe Madrid’de Hasan’ın mekanında, sıradan bir günün içine gizlenmişti gelişin. Kahveni yudumlarken göz göze geldin, ya da belki bir cümlenle, hiç farkında olmadan, kalbimin en derin yerine dokundun. Hangi ayrıntıydı bilmiyorum, ama seni ilk gördüğüm an hayatımın ritmi değişti. O kadar gerçek, o kadar sahici duruyordun ki… Bir anda zihnimde sana dair yüzlerce hikâye yazıldı.  Ve yazmak istedim ! Sanki uzun zamandır tanıyordum seni; sanki birlikte oturup çay içmişiz, aynı şarkılara gülüp aynı filmlerde ağlamışız gibi. Senin varlığın bana hiç yabancı değildi. Belki de ruhlarımız, biz daha karşılaşmadan çok önce birbirine dokunmuştu. Ama ne gariptir ki; bazı insanlar hayatına öyle sessizce girer ki, bir gün aynı sessizlikle çıkacaklarını fark edemezsin. Sen de öyle oldun. Rüya gibi geldin, kısa bir anlığına her şeyi güzelleştirdin. Sonra birden, hiçbir iz bırakmadan, ortadan kayboldun. Nur gibi doğdun, ansızın kalbime, Rahat bir düş sandım seni  gecelerime Yarım kaldı cümleler, gittin sessizce. Rüya gibi geldin, ama birden yok oldun Adı bile olmayan bir düş olarak kaldın. Bir günlüğüne bile olsa, baharı getiren bir rüzgâr gibiydin. Ama bahar bitince, geriye sadece solgun yapraklar kaldı. Oysa ben inanmıştım; seninle uzun cümleler kurabileceğime, belki bir gün aynı yolda yan yana yürüyebileceğimize… Hatta pazar sabahı yürüyüşte: “ beraber yürüdük biz bu yollarda, beraber Islanmasak da yağan yağmurda… Şeklinde devam eden dizeler dökülmüştü her adımızda. Şimdi düşünüyorum da, belki de sen hiç kalıcı olmak için gelmemiştin. Belki sadece bana hatırlatman gerekiyordu: “Hâlâ hissedebiliyorsun.” Rüya gibi geldin ama birden yok oldun. Ve ben, o gidişinle bile, sana teşekkür ediyorum. Çünkü hayatımın kısa bir anında bile olsa bana “tamamlandığımı” hissettirdin.
Ekleme Tarihi: 23 Eylül 2025 -Salı

Rüya Gibi Geldin Ama Birden Yok Oldun,

Bir insan bazen hayatınıza öyle bir giriş yapar ki, sanki yıllardır beklediğin misafir sonunda kapıyı çalmış gibi olur. Gelişiyle ortalığı aydınlatır, varlığıyla en sessiz ortamları bile şenlendirir. Sen “İyi ki geldi.” dersin, o ise hiçbir şey söylemeden sadece gülümser ve o iri  zeytin gözleriyle bakar. İşte böyle başladı her şey…

Bir sabah Rize Cafe Madrid’de Hasan’ın mekanında, sıradan bir günün içine gizlenmişti gelişin. Kahveni yudumlarken göz göze geldin, ya da belki bir cümlenle, hiç farkında olmadan, kalbimin en derin yerine dokundun. Hangi ayrıntıydı bilmiyorum, ama seni ilk gördüğüm an hayatımın ritmi değişti.

O kadar gerçek, o kadar sahici duruyordun ki… Bir anda zihnimde sana dair yüzlerce hikâye yazıldı. 
Ve yazmak istedim !
Sanki uzun zamandır tanıyordum seni; sanki birlikte oturup çay içmişiz, aynı şarkılara gülüp aynı filmlerde ağlamışız gibi. Senin varlığın bana hiç yabancı değildi. Belki de ruhlarımız, biz daha karşılaşmadan çok önce birbirine dokunmuştu.

Ama ne gariptir ki; bazı insanlar hayatına öyle sessizce girer ki, bir gün aynı sessizlikle çıkacaklarını fark edemezsin. Sen de öyle oldun. Rüya gibi geldin, kısa bir anlığına her şeyi güzelleştirdin. Sonra birden, hiçbir iz bırakmadan, ortadan kayboldun.

Nur gibi doğdun, ansızın kalbime,
Rahat bir düş sandım seni  gecelerime
Yarım kaldı cümleler, gittin sessizce.
Rüya gibi geldin, ama birden yok oldun
Adı bile olmayan bir düş olarak kaldın.

Bir günlüğüne bile olsa, baharı getiren bir rüzgâr gibiydin. Ama bahar bitince, geriye sadece solgun yapraklar kaldı. Oysa ben inanmıştım; seninle uzun cümleler kurabileceğime, belki bir gün aynı yolda yan yana yürüyebileceğimize…
Hatta pazar sabahı yürüyüşte:
“ beraber yürüdük biz bu yollarda, beraber Islanmasak da yağan yağmurda…
Şeklinde devam eden dizeler dökülmüştü her adımızda.
Şimdi düşünüyorum da, belki de sen hiç kalıcı olmak için gelmemiştin. Belki sadece bana hatırlatman gerekiyordu: “Hâlâ hissedebiliyorsun.”

Rüya gibi geldin ama birden yok oldun. Ve ben, o gidişinle bile, sana teşekkür ediyorum. Çünkü hayatımın kısa bir anında bile olsa bana “tamamlandığımı” hissettirdin.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve rizeninsesi.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.