Bir önceki yazımda çay ürünün Rize’ye gelişini genel hatlarıyla anlatmış ve bir süredir tüm tarım ürünlerinde olduğu gibi çay üretiminin de kan kaybettiğini yazmıştım. Bugün bir üretici olarak bu olaya bakış açımı yazmaya çalışacağım. Sorunun üretici açısından; 1- Miras kanunu, 2- Tarım politikaları, 3- Maliyetlerin aşırı yükselmesi durumu var. Bu yazımda ülkemiz için genel bir sorun olan miras kanununun durumunu yazmaya çalışacağım.
1-Miras kanunu: Tarımla uğraşan bir ailenin birinci geçim kaynağı, üreteceği ürün olmalıdır ki geçimini ondan sağlayacak, onun geliri ile sigortasını yatıracak, çocuğunu okutacak, düğününü yapacak v.s. yaşamını idame ettirecek. Oysa şu andaki yapısıyla çay ürünü son yirmi senedir bu konumdan çok uzaktadır. Miras kanunu mutlaka gözden geçirilmeli, gelişmiş ülkelerdeki sistemlere benzer uygulamalara gidilmelidir.
Günümüzün şartlarında bu ancak yirmibeş dekarın üzerindeki bir çay bahçesiyle mümkün olabilir. Oysa mevcut miras kanuna göre beş dönümden az olan arazi bölünemiyor, son zamanlarda on dönüme çıkartıldı ancak hisse olarak arazideki mülkiyet hakkı devam edebiliyor. Bu durum zaten yıllar içerisinde miras yoluyla bölüne- bölüne ortalama hane başına iki ile üç dekara kadar düşmüştür. Bu durum çay bahçelerinin gelirinin o haneyi geçindirmekten çok uzaklaşmış olmasına sebep olmaktadır. Dolaysıyla yaş çay üretimi, ailenin geçinmede birinci hatta ikinci sırasında bile yer almamaktadır. Örneğin; benim dedemin otuz dekar arazisi vardı. Dedemin vefatıyla üçe bölündü. Babama on dekar arazi kalmıştı. Babamın vefatıyla o da beşe bölündü. Dolaysıyla her bir haneye iki dekar çay bahçesi kaldı. Bunun geliri ne yazık ki bir aileyi geçindirmez.
Kısa sürede toplu bir gelir getirdiği içinde özellikle bölgenin kadınları için bir çeyiz parası olarak halen vazgeçmedikleri bir ürün olarak düşe kalka devam etmektedir. Ayrıca ata arazisi olduğu için satılmaya kıyılamamaktadır. Bütünlük içeren ve aile bireyleri ile yapılan çay tarımının yanında hayvancılık da yapılır, her ailede bir iki inek bakılır, aşırı yağış nedeniyle yıkanarak yok olan ve çay bitkisinin de ihtiyacı olan toprak besin maddeleri ahır gübresi ile karşılanırdı. Bu miras kanunu sonucu azalan hane başı dekar sonucu, hayvan bakımını karşılamayınca ve de üreticilerin başka geçim kaynaklarına yönelmesi hayvancılığı da yok etmiştir. Hayvancılığın yok olması bağ-bahçe işlerini de sekteye uğratmış eskiden bahçesinde yetiştirdiği birçok sebzeyi üretici pazardan, manavdan satın alır duruma gelmiştir.
Çay üreticisinin; A-Çay bahçesinin budanması, temizlenmesi ve çapalanması, B-Hasadı yapılacak Çay bahçesinin yabancı ot temizliği, C- Gübre atılması, D-Hasat edilmesi ve taşınıp satılması başlıca gideridir.
Çay üreticiliği yapan üreticinin, bu üretimin geçiminde önceliği olmadığı için de bakımında ve hasatında yeteri kadar zaman ayıramamakta ve çok yoğun bir yevmiye gideri oluşmaktadır. Yevmiye fiyatının çok yüksek olması, diğer gübre, mazot v.s. girdilerin aşırı pahalılığı zaten başlı başına bir sorun iken, bir de dekara konan kota nedeniyle Çaykur’a satılamayıp özel sektöre satılan ürün parasının, zaman zaman Özel sektör firmalarınca, taban fiyat olarak belirlenen paranın da altında yaş çay satın alıp, ödeme yapması, yaş çay üretimini neredeyse el ele baş başa getirmiş durumdadır. Günümüzde çay bahçesini toplamayan az sayıda da olsa üreticiye rastlamaktayız.
Gençler geleceklerini orada görmedikleri için üretimden çekilmiş, üretim; geçmişte ekmeğini yediği, geleneklerinden kopamayan yaşlı guruba ve yurdumuza kaçak köçek giren bizden daha zor durumdaki komşu ülkelerin vatandaşlarına kalmıştır. Resmi kurum ve kuruluşlarımız bile zaman-zaman bu insanların iş gücünden yararlanmak zorunda kalmaktadır. Korkarım ki bu jenerasyon geçince ve de gerekli önlemler alınmaz ise, çay üretimini sürdürecek üreticileri bulamayacağız.
Çay ürününün pek çok sorunu vardır. Yukarıda sadece yaş çayın üretimi ile ilgili konuların bir tanesine değindim. Ayrıca; Üretimi-kuru çay haline gelmesi ve pazarlanması Tarım Politikaları, maliyeti ayrı-ayrı ele alınması gereken başlıca konulardır. Çay konusunu yazmaya ve başımdan geçen, fıkra gibi olayları dilim döndüğünce yazıya dökmeye devam edeceğim.
Şimdilik hoşça kalın!
