Hayrettin UZUN
Köşe Yazarı
Hayrettin UZUN
 

KAZANAN KİM?

Kafam iyice karıştı. Savaşan taraftarlar geçici barış ilan ederken, hepsi birden zafer ilan edip, galibiyet naraları atmaya başlayınca, insan kaybeden kim diye merak edip, sağına soluna bir de kendine bakıyor doğrusu. * Trump zafer ilan etti. İran’ın askeri varlığını yok ettik. Üst düzey yöneticilerini öldürdük. Ekonomisini çökerttik. Silah depolarımızı boşalttık. Eski, tarihi geçmekte olan bombaları, İran Halkının üzerine kullandık. Böylece silah sanayimize nefes aldırdık. Diğer Müslüman ülkeleri ABD’ye daha bağımlı ve muhtaç haline getirdik. Partnerimiz olan İsrail’in önünü bir daha kesilmeyecek şekilde açtık. Savaşı da bir kılıç gibi İran ve onun gibi lafımızı dinlemeyen ülkelerin başına tutmaya devam edeceğimizi dünya aleme gösterdik. Bu bizim zaferimizdir diyor. * İsrail olanlar beni ilgilendirmiyor. Öldürmeye devam edeceğim. Hem topraklarımı genişlettim hem de etrafımdaki karşı çıkabilecek örgütleri temizlerken geleceği de garanti altına almak için çoluk-çocuk ayırt etmeden katlettim, ediyorum, edeceğim. Dolaysıyla her durumda da kazanan benim.  *İran ise binlerce çocuk, kadın, gencecik ölümleri yaşamasına, onlarca imarın yıkıma uğramasına, Petrol üretim tesislerinin yok olmasına, tüm yönetimin üst düzey insanlarının öldürülmesine rağmen zafer çığlıkları atıyor. Neymiş “Molla rejimini” yıktırmadık, zerzebil olduk amma iktidarımızı koruduk diye zil takıp oynuyorlar.  Ne diyor ABD başkanı Trump; “Müslüman Arap ülkeleri savaşı bitirmeyeyim diye, kıçımı yalamak için sıraya girmişler”. Kim bu Arap Müslüman ülkeler?  Krallıklarını, iktidarlarını korumanın peşine düşmüş, yarın bir gün herhangi bir durum olursa kaçıp sığınabilecekleri yer olarak görüp, bütün yatırımlarını ABD’ye yapıp, göbeğine kadar ABD’ye bağlanan Müslüman ülkelerin liderleri. Son zamanların moda deyimiyle “Meşrutiyetini” ABD’den alanlar. ABD’den milyar dolar silah veya ticaret anlaşması yapan bu zatlardan hiçbiri bu anlaşmayı imzalarken ancak, “partnerin ve koruma altına aldığın şu İsrail’e de Gazze’de, Lübnan da soykırımı durdurmasını söyle”… diye şart koyanı duydunuz mu? Koyamazlar, zira ABD, bana şart mı koyuyorsun? o zaman bende bizdeki mal varlığına el koyarım deyiverir. Ee o zamanda bunların cehennemden başka gidebilecekleri bir yer mi var? Ayrıca meşrutiyetlerini kim tanıyacak?  Ne yazık ki Müslüman Ülkelerin en büyük sorunu bu iktidar meselesi. İktidarda olan güruh, iktidarda kalabilmek için aklınıza gelebilecek her kutsal değeri yok sayabiliyor, Ülkesinin, İnsanlarının yok olması dahil, umurlarında olmuyor. Yeter ki İktidarda kalabilsinler. Kendi aile fertleri ve besleyip koruma altına aldıkları bir avuç insanın dışında gerçek vatandaşı mutlu, umutlu olan bir Müslüman ülkesi var mı? Gördünüz mü? Duydunuz mu? Gerçekten iktidara kalabilmek bu kadar mı önemli? Gerçi Peygamberimiz S.A.V… vefat ettiği gün herkes şaşkın ne yapacağını bilmezken, Hazreti Ebubekir, Hazreti Ömer, Hazreti Ali bir yandan halkı yatıştırmaya bir yandan da defin işlerini yapmaya çalışırken, diğer önde gelen güçlüler ve sahabe bundan sonra kim iktidarı alıp yürütecek diye gizli toplantılar iktidar hesapları yapmadılar mı? Aynı zihniyet bugün de devam etmiyor mu? İktidarınızı korumak uğruna harcadığınız bütçeleri eğitim ve bilime ayırmış olsanız, baş edemediğiniz bir avuç Yahudi’nin önünde dimdik ayakta dururdunuz.  Batsın iktidarlarınız!.. Kahr-ı perişan olsun zihniyetiniz ve iktidar hırsınız!.. Yine ABD’li yetkililerin açıklamalarına göre savaşın kendilerine maliyeti günlük bir milyar dolar. Yani toplamda kırk iki milyar dolar. Aynı dönemde savaşa fiili katılmamamıza rağmen, sadece bizim merkez bankamızdan çıkan kırk sekiz milyar dolar. Savaşa katılmayan diğer ülkeleri siz düşünün. Gelelim esas meseleye, yani kafamın karışıklığına, savaşan tarafların hepsi kazandığına göre; sahi bu savaşın kaybedeni sizce de kim?.. Ben bulamadım da!...  Sağlıcakla Kalın!..  
Ekleme Tarihi: 12 Nisan 2026 -Pazar

KAZANAN KİM?

Kafam iyice karıştı. Savaşan taraftarlar geçici barış ilan ederken, hepsi birden zafer ilan edip, galibiyet naraları atmaya başlayınca, insan kaybeden kim diye merak edip, sağına soluna bir de kendine bakıyor doğrusu.

* Trump zafer ilan etti. İran’ın askeri varlığını yok ettik. Üst düzey yöneticilerini öldürdük. Ekonomisini çökerttik. Silah depolarımızı boşalttık. Eski, tarihi geçmekte olan bombaları, İran Halkının üzerine kullandık. Böylece silah sanayimize nefes aldırdık. Diğer Müslüman ülkeleri ABD’ye daha bağımlı ve muhtaç haline getirdik. Partnerimiz olan İsrail’in önünü bir daha kesilmeyecek şekilde açtık. Savaşı da bir kılıç gibi İran ve onun gibi lafımızı dinlemeyen ülkelerin başına tutmaya devam edeceğimizi dünya aleme gösterdik. Bu bizim zaferimizdir diyor.

* İsrail olanlar beni ilgilendirmiyor. Öldürmeye devam edeceğim. Hem topraklarımı genişlettim hem de etrafımdaki karşı çıkabilecek örgütleri temizlerken geleceği de garanti altına almak için çoluk-çocuk ayırt etmeden katlettim, ediyorum, edeceğim. Dolaysıyla her durumda da kazanan benim. 

*İran ise binlerce çocuk, kadın, gencecik ölümleri yaşamasına, onlarca imarın yıkıma uğramasına, Petrol üretim tesislerinin yok olmasına, tüm yönetimin üst düzey insanlarının öldürülmesine rağmen zafer çığlıkları atıyor. Neymiş “Molla rejimini” yıktırmadık, zerzebil olduk amma iktidarımızı koruduk diye zil takıp oynuyorlar. 

Ne diyor ABD başkanı Trump; “Müslüman Arap ülkeleri savaşı bitirmeyeyim diye, kıçımı yalamak için sıraya girmişler”. Kim bu Arap Müslüman ülkeler?  Krallıklarını, iktidarlarını korumanın peşine düşmüş, yarın bir gün herhangi bir durum olursa kaçıp sığınabilecekleri yer olarak görüp, bütün yatırımlarını ABD’ye yapıp, göbeğine kadar ABD’ye bağlanan Müslüman ülkelerin liderleri. Son zamanların moda deyimiyle “Meşrutiyetini” ABD’den alanlar.

ABD’den milyar dolar silah veya ticaret anlaşması yapan bu zatlardan hiçbiri bu anlaşmayı imzalarken ancak, “partnerin ve koruma altına aldığın şu İsrail’e de Gazze’de, Lübnan da soykırımı durdurmasını söyle”… diye şart koyanı duydunuz mu? Koyamazlar, zira ABD, bana şart mı koyuyorsun? o zaman bende bizdeki mal varlığına el koyarım deyiverir. Ee o zamanda bunların cehennemden başka gidebilecekleri bir yer mi var? Ayrıca meşrutiyetlerini kim tanıyacak? 

Ne yazık ki Müslüman Ülkelerin en büyük sorunu bu iktidar meselesi. İktidarda olan güruh, iktidarda kalabilmek için aklınıza gelebilecek her kutsal değeri yok sayabiliyor, Ülkesinin, İnsanlarının yok olması dahil, umurlarında olmuyor. Yeter ki İktidarda kalabilsinler. Kendi aile fertleri ve besleyip koruma altına aldıkları bir avuç insanın dışında gerçek vatandaşı mutlu, umutlu olan bir Müslüman ülkesi var mı? Gördünüz mü? Duydunuz mu?

Gerçekten iktidara kalabilmek bu kadar mı önemli? Gerçi Peygamberimiz S.A.V… vefat ettiği gün herkes şaşkın ne yapacağını bilmezken, Hazreti Ebubekir, Hazreti Ömer, Hazreti Ali bir yandan halkı yatıştırmaya bir yandan da defin işlerini yapmaya çalışırken, diğer önde gelen güçlüler ve sahabe bundan sonra kim iktidarı alıp yürütecek diye gizli toplantılar iktidar hesapları yapmadılar mı? Aynı zihniyet bugün de devam etmiyor mu? İktidarınızı korumak uğruna harcadığınız bütçeleri eğitim ve bilime ayırmış olsanız, baş edemediğiniz bir avuç Yahudi’nin önünde dimdik ayakta dururdunuz.  Batsın iktidarlarınız!.. Kahr-ı perişan olsun zihniyetiniz ve iktidar hırsınız!..

Yine ABD’li yetkililerin açıklamalarına göre savaşın kendilerine maliyeti günlük bir milyar dolar. Yani toplamda kırk iki milyar dolar. Aynı dönemde savaşa fiili katılmamamıza rağmen, sadece bizim merkez bankamızdan çıkan kırk sekiz milyar dolar. Savaşa katılmayan diğer ülkeleri siz düşünün.

Gelelim esas meseleye, yani kafamın karışıklığına, savaşan tarafların hepsi kazandığına göre; sahi bu savaşın kaybedeni sizce de kim?.. Ben bulamadım da!...  Sağlıcakla Kalın!..  
Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (1)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve rizeninsesi.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Mustafa korkmaz
(13.04.2026 09:24 - #1791)
Sevgili abim kaybeden sen ve ben
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve rizeninsesi.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.