Hayrettin UZUN
Köşe Yazarı
Hayrettin UZUN
 

Çayda çiftçilik

Bir önceki yazımda yaş çay üreticisinin sorunları ile ilgili genel olarak 1- Miras Kanunumuz, 2- Ülkemizin Tarım politikaları, 3- Tarım Giderleri olduğunu yazarak miras kanununun düzenlenmesine ihtiyaç var, yaş çay üretiminin geçimde ikinci hatta üçüncü sıraya düştüğünü, gençlerin üretimden çekildiğini, yabancı uyruklu kişiler ve yaşlılardan oluşan bir üretim kaldı demiştim. Bu yazımda da devamla diğer sorunları yazmaya çalışacağım; 2-Ülkemizin ne yazık ki tutarlı bir tarım politikası olmamıştır. Dünyada kedi ürettiği ürünle kendine bakabilecek çok az ülkeden biri olan ülkemiz; birim metrekarede ürün miktarını artırma çalışmaları yapacağına, söz konusu tarım ürünlerini diğer ülkelerden daha ucuza satın alma yolunu seçmiştir. Bu bir siyasi tercihtir. Tarım ürününün yetiştirilmesine bütçe ayıracağına, sanayiye daha önem verip bütçe ayırırsınız.  Çok masum görünen bu yöntem, ülkenizin dövize ihtiyacını artırmakta ve de kendi çiftçinizi de küstürmektedir. Son yıllarda tüm tarım ürünlerinde dışa bağımlı hale geldik. Oysa tarım ürünü zorunluluktur. Sanayi ürünleri ise tarım ürünlerine göre daha keyfiliktir. Kısaca: yemeden duramazsınız ancak ihtiyaç olmasına rağmen, çok pahalı bir cep telefonu, bilgisayar veya otomobil olmadan da idare edebilirsiniz. Ayrıca tüketiciyi de ithal ettiğiniz ucuz ürüne alıştırır, yerli ürün pahalı gerekçesiyle depolarda çürümeye terk edersiniz. Dolaysıyla ucuza satın aldığınızı zannettiğiniz ürün, size ziyadesiyle pahalıya mal olmakta, kazanan ise üretici ülkeler ile ara firmalar olmaktadır. Çoğu kez bu yöntem, yandaş firmaların kar etmesi için uygulanan bir sistem olarak da karşımıza çıkmaktadır. Yani yine siyasi tercih meselesi…  Tarım politikasını etkileyen bir konu da köylerin resmî kurumlarının boşaltılması sonucu şehir merkezlerine göçün başlatılmasıdır. Kurtarmıyor gerekçesi ile okullar kapatılıp, taşımalı ve tartışmalı sisteme geçilmiş, sağlık merkezleri kapatılmıştır. Üreticide daha iyi hizmet alabilmek için bu kurumların peşinden oldukları yerlere göçmüştür. Köylerde nüfus azalmıştır. Tarım politikalarında bir başka eksiklik de üreticinin eğitimi, bilinçli üretici yetişmemesidir. Üretici ürettiği ürünün özelliklerinden, ihtiyaçlarından, içerdiği madde ve miktarlarından bihaberdir. Gübre seçiminden tutunda tarladaki, bahçedeki ürünüme ne yapmalıyım ki daha sağlıklı, verimli olsun insanlar da tüketirken iyi bir damak tadına ulaşsın, sağlıklı ürünler satın alsın bilinci oluşmamıştır. Bir yaş çay filizi toplama standardı bile oluşturulamamış, Siyasetçilerin anlamsız vaatleriyle üretici bahçedeki, tarladaki üründen daha az emek ile daha fazla para nasıl kazanırımın peşine düşürülmüştür.     3-Bir başka sorunda tarımdaki temel girdilerin aşırı pahalı olup maliyetleri yükseltmesidir ki dünyadaki gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler genel bütçelerinden belirli bir miktarı tarım desteği için ayırırlar. Tarımı süspanse ederler. Üreticiyi korurlar. Bizim ülkemizde de kanunlarımızda olmasına ve bütçelerde konmasına rağmen ne yazık ki uygulama aşamasında yeterince uygulanmamaktadır. Çok az miktarda göstermelik uygulanan miktar da uygun bir sistemle dağıtılmamaktadır. Burada bile sorun vardır. Yukarıda bahis konusu sadece yaş çay üreten çiftçinin genel sorunları olup, bunun kuru çay haline getirilmesi ve pazarlanması ayrı-ayrı ele alınmasını gerektiren faktörlerdir. Hepsinin kendine göre sorunları vardır. Yapılan ise sadece günü kurtarma faaliyetleridir. Yıllardır derli toplu bu konuyu kökünden çözebilecek, düzenleyecek bir kanun bile gece gündüz konuşulmasına rağmen çıkarılamamıştır. Gerek üretici birlik ve temsilcileri gerekse kamu ve özel sektör temsilcileri bir türlü bir araya gelip de anlaşma sağlayamamaktadır. Her kesim çıkacak kanunda lehine bir istisna istemektedir. Şu andaki durum ise işlerine geliyor. Zaten Kurt’ta dumanlı havayı severmiş. Kendi havalarında çalıp, oynamaktalar!..  Gelecek ise umurlarında değil!.. Sağlıcakla Kalın!..
Ekleme Tarihi: 03 Mayıs 2026 -Pazar

Çayda çiftçilik

Bir önceki yazımda yaş çay üreticisinin sorunları ile ilgili genel olarak

1- Miras Kanunumuz,
2- Ülkemizin Tarım politikaları,
3- Tarım Giderleri olduğunu yazarak miras kanununun düzenlenmesine ihtiyaç var, yaş çay üretiminin geçimde ikinci hatta üçüncü sıraya düştüğünü, gençlerin üretimden çekildiğini, yabancı uyruklu kişiler ve yaşlılardan oluşan bir üretim kaldı demiştim.

Bu yazımda da devamla diğer sorunları yazmaya çalışacağım;

2-Ülkemizin ne yazık ki tutarlı bir tarım politikası olmamıştır. Dünyada kedi ürettiği ürünle kendine bakabilecek çok az ülkeden biri olan ülkemiz; birim metrekarede ürün miktarını artırma çalışmaları yapacağına, söz konusu tarım ürünlerini diğer ülkelerden daha ucuza satın alma yolunu seçmiştir. Bu bir siyasi tercihtir. Tarım ürününün yetiştirilmesine bütçe ayıracağına, sanayiye daha önem verip bütçe ayırırsınız.  Çok masum görünen bu yöntem, ülkenizin dövize ihtiyacını artırmakta ve de kendi çiftçinizi de küstürmektedir. Son yıllarda tüm tarım ürünlerinde dışa bağımlı hale geldik. Oysa tarım ürünü zorunluluktur. Sanayi ürünleri ise tarım ürünlerine göre daha keyfiliktir. Kısaca: yemeden duramazsınız ancak ihtiyaç olmasına rağmen, çok pahalı bir cep telefonu, bilgisayar veya otomobil olmadan da idare edebilirsiniz. Ayrıca tüketiciyi de ithal ettiğiniz ucuz ürüne alıştırır, yerli ürün pahalı gerekçesiyle depolarda çürümeye terk edersiniz.

Dolaysıyla ucuza satın aldığınızı zannettiğiniz ürün, size ziyadesiyle pahalıya mal olmakta, kazanan ise üretici ülkeler ile ara firmalar olmaktadır. Çoğu kez bu yöntem, yandaş firmaların kar etmesi için uygulanan bir sistem olarak da karşımıza çıkmaktadır. Yani yine siyasi tercih meselesi… 

Tarım politikasını etkileyen bir konu da köylerin resmî kurumlarının boşaltılması sonucu şehir merkezlerine göçün başlatılmasıdır. Kurtarmıyor gerekçesi ile okullar kapatılıp, taşımalı ve tartışmalı sisteme geçilmiş, sağlık merkezleri kapatılmıştır. Üreticide daha iyi hizmet alabilmek için bu kurumların peşinden oldukları yerlere göçmüştür. Köylerde nüfus azalmıştır.

Tarım politikalarında bir başka eksiklik de üreticinin eğitimi, bilinçli üretici yetişmemesidir. Üretici ürettiği ürünün özelliklerinden, ihtiyaçlarından, içerdiği madde ve miktarlarından bihaberdir. Gübre seçiminden tutunda tarladaki, bahçedeki ürünüme ne yapmalıyım ki daha sağlıklı, verimli olsun insanlar da tüketirken iyi bir damak tadına ulaşsın, sağlıklı ürünler satın alsın bilinci oluşmamıştır. Bir yaş çay filizi toplama standardı bile oluşturulamamış, Siyasetçilerin anlamsız vaatleriyle üretici bahçedeki, tarladaki üründen daha az emek ile daha fazla para nasıl kazanırımın peşine düşürülmüştür.    

3-Bir başka sorunda tarımdaki temel girdilerin aşırı pahalı olup maliyetleri yükseltmesidir ki dünyadaki gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler genel bütçelerinden belirli bir miktarı tarım desteği için ayırırlar. Tarımı süspanse ederler. Üreticiyi korurlar. Bizim ülkemizde de kanunlarımızda olmasına ve bütçelerde konmasına rağmen ne yazık ki uygulama aşamasında yeterince uygulanmamaktadır. Çok az miktarda göstermelik uygulanan miktar da uygun bir sistemle dağıtılmamaktadır. Burada bile sorun vardır.

Yukarıda bahis konusu sadece yaş çay üreten çiftçinin genel sorunları olup, bunun kuru çay haline getirilmesi ve pazarlanması ayrı-ayrı ele alınmasını gerektiren faktörlerdir. Hepsinin kendine göre sorunları vardır. Yapılan ise sadece günü kurtarma faaliyetleridir. Yıllardır derli toplu bu konuyu kökünden çözebilecek, düzenleyecek bir kanun bile gece gündüz konuşulmasına rağmen çıkarılamamıştır. Gerek üretici birlik ve temsilcileri gerekse kamu ve özel sektör temsilcileri bir türlü bir araya gelip de anlaşma sağlayamamaktadır. Her kesim çıkacak kanunda lehine bir istisna istemektedir. Şu andaki durum ise işlerine geliyor. Zaten Kurt’ta dumanlı havayı severmiş. Kendi havalarında çalıp, oynamaktalar!.. 

Gelecek ise umurlarında değil!..

Sağlıcakla Kalın!..
Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve rizeninsesi.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.