Son dönemlerde ülkemizin her yerinde maalesef karşılaştığımız bir olay, geçenlerde benimde başıma geldi.
Köydeki evime varmaya yüz metre kalmıştı. Aracımla yavaş-yavaş ilerliyordum. Karşı yönden gelen, bir şahin marka bir araç, yaklaşık elli metre ilerimde aniden öylesine bir frene bastı durdu ki arkasından gelen çift-kabin araç fren-fren anca çarpmadan üç-beş cm kala durabildi. İlk aracın durduğu yerden, anayoldan, sol tarafa doğru, bir başka köye giyen yan yol ayrımı var. Biz herhalde o yola sapacak da yol ayrımını kaçırmamak için böylesine bir fren yaptı , diye düşündük doğrusu. Ancak aradan beş dakika geçti araç yolun ortasında hareketsiz duruyor. Ben de iyice sağ tarafa yanaşıp durdum beklemeye başladım. Arkadaki aracın sahibi kornaya bastı. Bizimkisi aracın camını açıp, kolunu dışarıya çıkarıp,” parmaklarının arasında da sıgara var” pervane gibi bir sağa, bir sola döndürerek, ne var patladınız mı? Dercesine bir hareket yaptı. Peki patlamadık. Aradan beş dakika daha geçti. Arkadan yine korna, bizimkisinde aynı kol hareketi. Aradan beş dakika daha geçince” insan sabır taşı olsa çatlar” arkadaki adam (40-45yaşlarında) aracından inerek, öndeki araca doğru ilerlemeye başladı ki kıyamet o zaman koptu. Aracın içineki aracından inmeden;
Sen aracından aşağıya nasıl inersin? Anasını… Danasını… gelmişini- geçmişini ağza alınmayacak küfürler… sen beni dövmek için mi indin? Gelde göreyim, vur da göreyim? Hadi çatsana, hadi vursana diye bağırıyor yer-gök inliyor.
Yok ben onbeş dakikadır yolu açmayınca, acaba birşeymi oldu? Diye…
Yolu açarım-açmam sen arabandan altına niye indin? Madem delikanlısın vur da göreyim. Baktım iş büyüyecek ben de aracımdan inip yanlarına vardım. Birde ne göreyim; aracın içerisinde yaşı yaklaşık 16-17 olan gözleri kızarmış, kafası dut bir genç.Sinileri gerilip aracın içindekini dövmeye hazırlanan adamı geri çekerek aracın içindekine
Delikanlı sen hatalısın, onbeş dakikadır yolu kapatmışsın hepimiz bekliyoruz. Adam haklı…
Ben sana onu sormuyorum bey amca . bu adam aracından niye indi?. Demek ki benden dolayı indi o zaman vursun da göreyim. Kafası kırık plak gibi takılmış, aynı yerden atıp duruyor. Bu arada benim geldiğim yönden, kartal marka bir araç daha geldi, ayaklarımızın dibinde durdu. İçinden 14-15 yaşlarında dört genç indi. Onların da kafaları çakır. Araçtaki delikanlının yanına giderek;
Reis bir şeymi oldu? Sana biri bir şey mi dedi? Aracına mı çarptılar. Yapacağımız bir şey varmı? Emrin !… diğer adamında etrafını sarmaya başladılar. Ne söz konusu o adamı, ne reis dediklerini, nede sonradan gelen bu çocukların hiç birini tanımıyordum.
Gençler bu kimin neyin reisidir bilmem. Bildiğim burada hatalı ve kusurlu. Onun için adamı bırakın, deye bağırdım. İçlerinden biri bana dönerek
Sende yanlış kouşuyorsun, yanlış-yanlış konuşma Hayrettin Amca, diyerek öylesine bön-bön baktı ki; ben içimden ne halt yedim diyerek ürperdim. Öte yandan ismimi duyunca beni tanıdıklarını anladım ve kendime az da olsa bir özgüven geldi.
Neymiş, neyi yanlış konuşmuşum delikanlı ?
Sen; Reislerin hatası-kusuru olmaz , bunu bilmiyor musun? Ben bu yaşı almışım, bunu öğrenememiş, bilememişim. Kendim için hem üzüldüm, hem acıdım,Allah benim cezamı versin. Yeğenlerim yaşındaki çocuklara rezil oldum… İşi toparlamam lazımdı;
Bakın beni tanıdığınıza göre daha fazla konuşturmadan alın Reisinizi gidin buradan. Yolu açın Kardeşim sende geç arabana olur böyle şeyler bunlar genç, kafana takma. Haydi –haydi hareket zamanı, diye bağırdım. Çocuklardan bir tanesi kısık sesle bizlere küfrede-küfrede başını sallaya-sallaya reisin aracına ,diğerleri de kartal taksiye binip oradan uzaklaştılar.
Eve vardığımda, eşim terastan bizi izliyormuş. Ne oldu orada? Diye sordu bende olup biteni anlatınca
Çocuklar haklı. Kaldı ki” öğrenmenin yaşı yok” boşuna dememişler diyerek kıs-kıs gülümsedi. Bende” güleriz ağlanacak halimize” diye de bir deyimimiz var diyerek karşılık verdim.
Demem o ki ; ne yazık ki ülkemizde okulda-eğitimde olması gerekirken, gençler arasında, yüzlerce reis ve türevleri türedi. Son zamanlarda trafikte uygulamaya başlanan, kural gereği, aracından altına inene ağır cezalar uygulanıyor. Ya birde merak edip, sabredemeyip indiniz ve de reisle karşılaştınız,” yandı gülüm keten helva” . Reislerin hatası ve kusuru olamayacağına göre, gerisini varın siz düşünün…
Anasayfa
Yazarlar
Hayrettin UZUN
Yazı Detayı
Bu yazı 886+ kez okundu.
REİS !...
Son dönemlerde ülkemizin her yerinde maalesef karşılaştığımız bir olay, geçenlerde benimde başıma geldi.
Köydeki evime varmaya yüz metre kalmıştı. Aracımla yavaş-yavaş ilerliyordum. Karşı yönden gelen, bir şahin marka bir araç, yaklaşık elli metre ilerimde aniden öylesine bir frene bastı durdu ki arkasından gelen çift-kabin araç fren-fren anca çarpmadan üç-beş cm kala durabildi. İlk aracın durduğu yerden, anayoldan, sol tarafa doğru, bir başka köye giyen yan yol ayrımı var. Biz herhalde o yola sapacak da yol ayrımını kaçırmamak için böylesine bir fren yaptı , diye düşündük doğrusu. Ancak aradan beş dakika geçti araç yolun ortasında hareketsiz duruyor. Ben de iyice sağ tarafa yanaşıp durdum beklemeye başladım. Arkadaki aracın sahibi kornaya bastı. Bizimkisi aracın camını açıp, kolunu dışarıya çıkarıp,” parmaklarının arasında da sıgara var” pervane gibi bir sağa, bir sola döndürerek, ne var patladınız mı? Dercesine bir hareket yaptı. Peki patlamadık. Aradan beş dakika daha geçti. Arkadan yine korna, bizimkisinde aynı kol hareketi. Aradan beş dakika daha geçince” insan sabır taşı olsa çatlar” arkadaki adam (40-45yaşlarında) aracından inerek, öndeki araca doğru ilerlemeye başladı ki kıyamet o zaman koptu. Aracın içineki aracından inmeden;
Sen aracından aşağıya nasıl inersin? Anasını… Danasını… gelmişini- geçmişini ağza alınmayacak küfürler… sen beni dövmek için mi indin? Gelde göreyim, vur da göreyim? Hadi çatsana, hadi vursana diye bağırıyor yer-gök inliyor.
Yok ben onbeş dakikadır yolu açmayınca, acaba birşeymi oldu? Diye…
Yolu açarım-açmam sen arabandan altına niye indin? Madem delikanlısın vur da göreyim. Baktım iş büyüyecek ben de aracımdan inip yanlarına vardım. Birde ne göreyim; aracın içerisinde yaşı yaklaşık 16-17 olan gözleri kızarmış, kafası dut bir genç.Sinileri gerilip aracın içindekini dövmeye hazırlanan adamı geri çekerek aracın içindekine
Delikanlı sen hatalısın, onbeş dakikadır yolu kapatmışsın hepimiz bekliyoruz. Adam haklı…
Ben sana onu sormuyorum bey amca . bu adam aracından niye indi?. Demek ki benden dolayı indi o zaman vursun da göreyim. Kafası kırık plak gibi takılmış, aynı yerden atıp duruyor. Bu arada benim geldiğim yönden, kartal marka bir araç daha geldi, ayaklarımızın dibinde durdu. İçinden 14-15 yaşlarında dört genç indi. Onların da kafaları çakır. Araçtaki delikanlının yanına giderek;
Reis bir şeymi oldu? Sana biri bir şey mi dedi? Aracına mı çarptılar. Yapacağımız bir şey varmı? Emrin !… diğer adamında etrafını sarmaya başladılar. Ne söz konusu o adamı, ne reis dediklerini, nede sonradan gelen bu çocukların hiç birini tanımıyordum.
Gençler bu kimin neyin reisidir bilmem. Bildiğim burada hatalı ve kusurlu. Onun için adamı bırakın, deye bağırdım. İçlerinden biri bana dönerek
Sende yanlış kouşuyorsun, yanlış-yanlış konuşma Hayrettin Amca, diyerek öylesine bön-bön baktı ki; ben içimden ne halt yedim diyerek ürperdim. Öte yandan ismimi duyunca beni tanıdıklarını anladım ve kendime az da olsa bir özgüven geldi.
Neymiş, neyi yanlış konuşmuşum delikanlı ?
Sen; Reislerin hatası-kusuru olmaz , bunu bilmiyor musun? Ben bu yaşı almışım, bunu öğrenememiş, bilememişim. Kendim için hem üzüldüm, hem acıdım,Allah benim cezamı versin. Yeğenlerim yaşındaki çocuklara rezil oldum… İşi toparlamam lazımdı;
Bakın beni tanıdığınıza göre daha fazla konuşturmadan alın Reisinizi gidin buradan. Yolu açın Kardeşim sende geç arabana olur böyle şeyler bunlar genç, kafana takma. Haydi –haydi hareket zamanı, diye bağırdım. Çocuklardan bir tanesi kısık sesle bizlere küfrede-küfrede başını sallaya-sallaya reisin aracına ,diğerleri de kartal taksiye binip oradan uzaklaştılar.
Eve vardığımda, eşim terastan bizi izliyormuş. Ne oldu orada? Diye sordu bende olup biteni anlatınca
Çocuklar haklı. Kaldı ki” öğrenmenin yaşı yok” boşuna dememişler diyerek kıs-kıs gülümsedi. Bende” güleriz ağlanacak halimize” diye de bir deyimimiz var diyerek karşılık verdim.
Demem o ki ; ne yazık ki ülkemizde okulda-eğitimde olması gerekirken, gençler arasında, yüzlerce reis ve türevleri türedi. Son zamanlarda trafikte uygulamaya başlanan, kural gereği, aracından altına inene ağır cezalar uygulanıyor. Ya birde merak edip, sabredemeyip indiniz ve de reisle karşılaştınız,” yandı gülüm keten helva” . Reislerin hatası ve kusuru olamayacağına göre, gerisini varın siz düşünün…
Ekleme
Tarihi: 26 Ekim 2025 -Pazar
REİS !...
Yazıya ifade bırak !
Bu yazıya hiç ifade kullanılmamış ilk ifadeyi siz kullanın.
Okuyucu Yorumları
(0)
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
