İletişim, sadece bir mesajın muhatabına ulaştırılması değildir; aktif dinleme, anlama ve geri bildirimle desteklenen etkileşimli bir süreçtir.
Farkındalık seviyesi farklı olsa da hayatın her anında iletişim kurarız. Biyolojik gelişimimizin en başında, henüz anne karnındayken bile varlığımızla annemizin duygu dünyasını güzelleştirir, biz de o güzel dünyadan beslenirdik.
İletişim en genel ifadesiyle; “duygu, düşünce, bilgi veya mesajların çeşitli yollarla bir göndericiden alıcıya aktarıldığı ve geri bildirimle tamamlanan iki yönlü bir süreç” olarak tanımlanmaktadır.
Evet, insan hayatta her şeyle iletişim hâlindedir. Hayvanlar, bitkiler, canlı cansız tüm varlıklar…
Giydiğimiz elbiseler,
Su içtiğimiz bardak,
Çocukluğumuzdan hafızamızda kalan bir bayram günü,
Evde duvara asılı bir resim,
İşe giderken yanından geçtiğimiz taş duvar,
Yağmurun ritmi ya da rüzgârın hafif esintisi…
Her şey bizi farklı biçim ve şekillerde etkiler; bizde bir iz bırakır. Biz de iz bırakan her şeye kendi izimizi bırakırız.
İnsan, hayata dair her şeyi kurduğu iletişimler üzerinden anlamlandırır. Dünü, bugünü ve yarınları iletişimle planlayarak hayat yolculuğunu devam ettirir. İletişim insan yaşamını her yönüyle etkiler: Aile, okul, iş, arkadaşlık, komşuluk ilişkileri...
Hayatımız; iletişim ve etkileşim üzerinden şekillenir. Başarılı, huzurlu ve mutlu bir hayat; etkili iletişimle elde edilip devam ettirilebilir. Etkili iletişim, karşı tarafı anlamaya çalışmakla başlar; kendi düşünce ve duygularımızı da doğru biçimde ifade edebilmekle devam eder.
Duygu, düşünce ve fikirler soyut olsa da onları somut araçlarla aktarabiliriz. Etkili iletişim de tam olarak bunu başarmaktır. Niyetimizi, amacımızı, beklentilerimizi, duygu ve düşüncelerimizi doğru araçlarla doğru biçimde karşı tarafa iletebilmek, iletişimin temel amacıdır.
Bu süreçte iletişimin doğru olabilmesi için kullandığımız araçların, kelimelerin, sembollerin, renklerin ve vücut dilimizin doğru şekilde kullanılması ve muhatabımız tarafından da doğru şekilde anlaşılması önemlidir.
Hasta ziyareti için götürdüğünüz beyaz çiçekler insanlar arasında hangi duyguya karşılık gelir?
Trafikte yanan kırmızı ışık, araç ve yayaların mal ve can güvenliği için hangi eylemi zorunlu kılar?
Karşımızdaki insana kaşlarımızı çatmak hangi ruh hâlini ifade eder?
Tüm bu örnekler; iletişimde kullanılan araçların, sembollerin veya renklerin doğru okunup anlaşılmasının ne kadar önemli olduğunu göstermez mi?
Etkili iletişim, karşı tarafın fikirlerini, düşünce ve inancını kabul etmek değildir. Çoğu zaman aynı fikri, aynı düşünceyi, hatta aynı duyguyu benimsediğimiz insanlarla bile anlaşmazlık yaşayabiliyoruz. Bunun temel nedenlerinden biri; kullanılan dilin, sembollerin veya davranışların uygunsuzluğudur. Bazen de yeri ve zamanı iyi ayarlayamadığımızdan, rahatlıkla çözebileceğimiz sorunları çözümsüz bir yumak hâline getirdiğimiz oluyor. Yani çoğu zaman sorun fikirlerde değil, iletişimin yöntemlerindedir.
Etkili iletişim; kelimelerimizi, vücut dilimizi ve davranışlarımızı muhatabımızın anlayacağı şekilde kullanabilmekten geçer. İletişim araçlarını doğru kullanamadığımızda ise istenmeyen yanlış anlaşılmalar oluşabilir.
Ne güzel söylemiş atalarımız: “Kem âlât ile kemâlât olmaz.” Diye.
Bu ifade; başarının kaliteli malzeme ve doğru yöntemlere bağlı olduğunu en veciz şekilde ifade eder. Mânayı en güzel şekilde temsil edecek vasıtaları kullandığımızda, etkili ve anlaşılır bir iletişim kurabiliriz.
Etkili iletişimin gücü; mesajımızın doğru araçlarla, uygun zamanda ve etkin biçimde karşı tarafa aktarılmasıyla ortaya çıkar. Elbette ki doğru iletişim, hayatımızdaki bütün sorunları çözer, mükemmel bir yaşam süreriz diyemeyiz.
Hayat çok dinamiktir; insan ilişkileri sayısız ve çoğu da tarifsiz, kontrol edilemez sebep-sonuç ilişkileri altında akıp gider.
Hayata güzel bir iz bırakabilme niyetiyle,
Sevgi ve selamlarımla...
