Reklamı Geç
HABER DETAY
YASEMİN YILDIZ’LA PEŞTAMAL TEZGAHINA
13 Mart 2021 - Cumartesi 18:07
Kültür

Karadeniz yerel folklorunun en güçlü seslerinden.
 

Severek dinlediğim, okumasını, duruşunu beğendiğim az sayıdaki kadın seslerimizden.


Bağlama da çalıyor. Hatta solak olarak çalması ilgimi de çekmişti.


Yasemin Yıldız’ı yerel müziğimizi takip eden sanırım her kes bir şekilde tanır.


Rize’nin Pazar ilçesinden. İlkokul döneminden beri müziğe aşinalığı, yatkınlığı vardı ama Rize Lisesi'nin de öğretmeni Arzu Yılmaz’ın katkısıyla yeteneğini fark etmiş. Öğretmeni onu koroya aldı, saz çaldırdı, türkü söyletti derken 2000’de Rize Gençlik Merkezinde bağlama kursuna başlayarak sazını da geliştirdi. Bestelerde yapmaya başladı. 2001 senesinde 18’ine bile girmeden yöresel kanallarda türkü okumaya başlamış, dahası birkaç yıl kardeşi Nuray’la “Yıldız Kardeşler” olarak program da yapmış.


Rize’de epeyce tanınıp çevresi de albüm yapması konusunda baskı yapınca 2004 yılında geldiği İstanbul’da Ayhan Alptekin sayesinde Zihni Cinan’la tanışması ve ardından Cinan Müzik’ten 2005 yılında çıkan “Kavuştur Artık Bizi” albümü ile geniş kitlelerce tanınır, bilinir oldu. Sonrası televizyon programları, sahne ve yayla şenlikleri derken popülaritesi arttı. Bu düzeye varmasında da yerel müziğimizde güçlü olan neredeyse tüm sanatçılardan türkü desteği, düet olanağı görmüş olmasının da payı çok büyük. Zira kendisini tanıma şansım olduğu için mütevazi kimliği ile bu destekleri kolayca sağlayabildiğine kanaat getirebiliyorum.


Evet, kendisini tanıma şansım oldu.


Aslında bu yazıya da nasıl tanıştığımızı yazmak, ardından da şifa dilemek için başlamıştım. Başlamışken de değerli sanatçımızı olur ya tanımayanlar var ise tanıtmak, anımsatmak için de girizgahı yaptım. Zira bu satırları yazarken o ciddi bir ameliyata girmeye hazırlanıyordu. Amacım da Sevgili Yasemin Yıldız’a şifa dilemek ve de onun ne kadar güzel bir insan olduğuna vurgu yapmaktı.


Rize’nin müzik tarihinde merhum Sadettin Kaynak’tan sonra iki numaralı isim olan Hasan Fehmi Sözeri’yi (1921-1970) anmak için 2017’nın 2 Mart haftasında özel bir gece düzenlemiştik. Kurucu Başkanı olduğum derneğimizde merhumun hem türkülerini, hem de sanat müziği bestelerini okumak, eşlik etmek üzere bin bir zorluklarla bir koro oluştururken solo eserleri de Rize kökenli farklı sanatçıların okumasını kararlaştırdık ve sanatçı adaylarımızı komisyonda belirledik. 


Anma konserinde programa aldığımız 23 eserin beşini koromuz, ikisini şefimiz, kalan 15 eseri de toprağımızdan yeşermiş sanatçılar içinden belirleyip davet ettiğimiz 15 farklı güzel insan okudu.


Aylar süren çalışma sonrasında Bağlarbaşı Kongre ve Kültür Merkezinde gerçekleştirdiğimiz program, yerel kültürümüze sahip çıkan, büyük bir ustaya hakkını teslim eden, vefayı içeren bir konsept konserdi. Programda merhum Sözeri’nin kimliğinin baskın kalabilmesi için farklı kulvarlardan çok sayıda sanatçı sahneyi paylaştı. Hatta bazı sanatçılarımız merhumun eserlerini çok sesli, klasik müzik formunda okudu, üstat Remzi Bekar da tulumuyla merhumun kemençe havalarını üfledi. Velhasıl belki bir daha zor becerebileceğimiz, tadı damakta kalan bir organizasyondu.


Döneyim tekrar Yasemin Yıldız’a.


Canlı izleme şansım olmamıştı ama özellikle “sen yarum idun, sevduğum idun, söz vermiştuk ölümüne” diye besteleyip okuduğu türküyü beğendiğim ve de ekranlardan, medyadan duruşunu takdir ettiğimden diğer önerilen 3 bayan solist arasından Yasemin Yıldız’ın davet edilmesine ısrarcı oldum.


Telefon numarasını bir arkadaşımız sağladı. Aradım, menajerliğini yapan eşi Naim’e aitmiş aradığım numara. Projeyi kısaca anlatıp bir türküyü de Yasemin Hanımın okumasını arzu ettiğimizi söylediğimde eşi, “Başkanım, Yasemin Hanımın özel numarasını vereyim, direk görüşün” dedi. Saniye sektirmeden aradım, karşımda Yasemin Yıldız.


Bir cümle ile kendimi takdim ettikten sonra, büyük bestekar merhum Hasan Fehmi Sözeri için düzenleyeceğimiz anma programından bahsettim. Programda Rize kökenli sanatçıların birer eser seslendireceğini, bütçemizin olmadığını, koro şefimiz ile beraber belirleyecekleri merhumun bir türküsünü de kendisinin okumasını arzu ettiğimizi söyledim.


Tarihi, günü sordu. 11 Mart akşamı dedim. Az bekletecem dedi, bir dakika geçmeden de “Tamam, o gün takvimim uygun, ben de sizinleyim” yanıtını verdi.


Topu topu 3 -4 dakikalık bir görüşmede popüler bir sanatçı programa katılım teyidi veriyordu.


“Çok özür dilerim beni ve derneğimizi daha önceden tanımamanıza rağmen anında ben de varım dediniz, dilerseniz önce bizi bir sorup soruşturabilirsiniz de” deme ihtiyacını hissettim.


Çok net bir yanıt aldım.


“Yok Başkanım, hiç gerek yok. O kadar çok böyle davetler, teklifler alıyoruz ki, artık kimin ne düşündüğünü, amacının ne olduğunu hemen anlayacak kadar sarraf olduk. Üslubunuzdan hareketle zerre tereddüdüm yok, belirleyeceğimiz günde gelip koro şefinizle türküyü seçelim”


Uzatmayayım. Şefimiz Sevgili Ayşe Mumcu ile merhum Sözeri’nin TRT’den sağladığımız repertuarı içerisinden “Peştamal Tezgahı” nı seçtiler. Birkaç prova da yaptıktan sonra 11 Mart gecesi Bağlarbaşı Kongre ve Kültür Merkezinin büyük salonunda yerel TV den de canlı yayınlanan programda Cemile Cevher’den aşına olduğumuz türküyü okudu. 


Peştemal tezgahına, Canum çıkayi canum


Gideceğum gocaya, Oturacagum hanum


Ederum düğunumi, Şenleturum günümi


Dünyalar benim olur, Alırsam sevduğumi

 

Zengin repertuarı, müzik kalitesi yanında anneliği, mütevazi, samimi kimliği ile Yasemin Yıldız, o programdan sonra bizim ailemizden biri oldu.


Geçen yıl rahatsızlandığını paylaştığında çok üzüldük, dualarımızla mesajlarımızla yanında olmaya gayret ettik. Bugün de ameliyat öncesi kolajda paylaşacağım görseli sosyal medya hesabında görünce ben de önce Rabbimden onu ailesine, sevenlerine bağışlamasını diledim, devamında da bu satırları bir çırpıda yazıverdim.


Güzel kardeşim seni daha çok dinleyeceğiz, şifa diliyorum.

Kaynak: () - Recep Ali AKSOYLU
Adınız
Yorumunuz
Hiç yorum yapılmamış.